2 Aralık 2009 Çarşamba

SON 50'NİN ŞEREFİNE, YİNE İZMİR'DE...

İçimde acaip bir mutlulukla otobüsteki koltuğumu bulmaya çalışıyorum. Artık sevincim sevgilimi görecek olmamdan mı, yoksa göreceğim kişinin sevgilim olmasından mı kaynaklanıyor bilemiyorum. Bu resmin çekilmesi için oldukça meşakkatli bir süreç geçti. Bir kere önümde oturan kız koltuğunu öyle bir yatırdı ki, nerdeyse kucağıma yattı hadsiz. Bende kendisini koltuğu silkeleme yöntemi ile uyandırıp uyardım. Hayatımda ilk defa askeriyenin tuvaletinde makyaj yapma tecrübesi edindim. Loş ışıklı, dar ve çantanı koyabileceğin hiçbir yeri olmayan tuvalette makyaj yapmak çok zor oldu, neyseki zoru severim.

Sevgilim çok zayıflamış garibim, olmayan saçlarına da jöle bile sürmüş. “Gel bakiyim şuraya ne tatlı şeysin sen” dedim, ama içimden tabi. Kışladan çıkıp vapurla Karşıyaka’ya geçtik. Vapurun arkasında bir sürü yakışıklı asker ve ben fotoğraf çekildik. Ama ben buraya en yakışıklı askerle çekildiğimi koydum. Yakışıklı olduğu kadar küstahtı da. Bana “minik dubam yine tosun gibisin” dedi. Kalakaldım.

Yabancılaşma sürecini bir önceki level da atlatmış Orkun, bu sefer gayet sıcaktı. Zaten bu seferde yabancı gibi davransa açıcaktım bayramlık ağzımı. Topu topu kaç saat var, 5 te teslim oluyo zaten. Neyseki bu kısacık zamana,

Karşıyaka’nın istiklal caddesine benzeyen yerinde uzun bir yürüyüş, sonra ölene kadar tekir ve kalamar yeme,
Konak’ın Eminönü’ne benzeyen yerinde gezmeye yeltenme ve ezilme tehlikesi atlatmadan gezmekten vaz geçme,
Metro penceresinden panoramik İzmir manzarası seyretme,
Burger Kıng’ın muhteşem suflesinden yeme gibi şeyleri sıkıştırmayı başardık.
Askeriyenin tuvaletinde itina ile yaptığım makyajı, Varan terminalinin tuvaletinde itinasız şekilde temizledim. WC sırasındaki kadınlar çantamdan çıkardığım jelle ulu orta köpürte köpürte yüzümü yıkamamı tuhaf karşıladı ve uzaylı görmüş gibi gözlerini dikip beni izlediler. Bir ara ben bile şüphelendim kendimden, çok mu tuhaf bir şey yaptım ben acaba dedim. Yok canım, sorun onlarda...

4 yorum:

ÇitLemBik dedi ki...

:) iyiymiş. de merak ettim makyajını orada yapma ve orada silme sebebini?

T.B dedi ki...

Sabah otobüsten inince hemen kışlaya gittim başka yer bulamadım yapıcak, sonra akşam dönüşte otobüse binmeden önce dedim ki şunu güzelce siliyim rahat rahat uyurum otobüste. Makyajla uyumak çok kötü bişiy, hemde zararlı. Sende uyuma :)

ÇitLemBik dedi ki...

:):) ben tembel bi insanım, bi ara rimelle çok uyumuştum, kirpiklerim dökülmeye başlayınca bıraktım :)
hehe :)

T.B dedi ki...

Aaa tontiş dökülen kirpikler için hint yağı ve badem yağı çok iyi geliyor. Yıkanmış rimel fırçasıyla yada qtipsle sürebilirsin süper faydalı :))