Bu sabah bir elimde çayım, bir elimde gazetem sabah keyfi yapıyorum. Televizyonda Atv açık, Berna Laçin'in programı var. Aslında ben programlarda çeşitlilik olmasını severim ama bunlar biraz abartmış. Semra kaynananın dillere pelesenk olmuş lafı gibi "daldan dala, daldan dala" atlayıp duruyolar, VTR girmekten konuklarla iki lafın belini kıramıyolar. Konuk bir cümle kuracak hemen VTR diye kesiyolar lafını. Hele bir muhabir kız var, o çıkınca kanalı değiştiriyorum. Bu güzellikle bu boyla ve posla ancak böyle işkence VTR'ler hazırlanabilir. Halbuki kız su gibi, Han Duvarları'nı okusa yinede kanalı açıp dinler millet. Sürekli abuk subuk sorular soruyor. Güneşin altında sebza satan yaşlı teyzeye "çalışmak zorunda mısınız" diye soruyo. Bende merak ediyordum zaten hobi olarak mı yapıyo teyze bu işi diye. Ressam İsmail Acar'ın Nar tablosunun önünde anons çekmiş. Öyle bir tablo ki, insanın baktıkça içi açılır. Doğal olarak da çok pahalı. "100 bin dolara 3 adet nar" diyor o haberde. Hiç tablonun sanat değerinden, ressamdan bahseden yok. Sadece fiyatına takılmış. Berna Laçin'de VTR bitince sitemlerini iletti sağolsun "3 adet nar dediğin İsmail Acar tablosu" dedi.İşte yine o daldan dala bölümlerden biriydi bugün. Ortaya bir masa geldi, üstünde de bir sürü çanta var. Birde çanta eksperi gibi bir kadın çıktı, çantalara göre karakter analizi türünden bir geyik dönüyor. Derken laf taklit çantalara geliyor. Diyor ki bilir kişi: "çanta seçimi insanın karakterini, yaşam tarzını anlatır. Mesela taşlı çantaları seçenler renkli kişiliklerdir, tasarım ve orjinal çanta kullananlar da entelektüel ve kültürlü insanlardır."
Kadın taklit çanta kullananlara beyinsiz dedi resmen. Orjinal kullananlar çok kültürlü ve entelektüel insanlarmış. Lafa bak, sanki orjinal çantaları satın alırken IQ testi raporu istiyorlar. Ben televizyonda çalıştığım için bir dönem sürekli Esra Ceyda kardeşleri görüyordum. Orjinal Louis Vuitton çantaları vardı. Sanırım kadın gerçekten haklı.
Daha da Davos'a gelmem.



