3 Ocak 2010 Pazar

BANA BUNLARLA GEL..

Yeni yıl gecemiz evde özenle pişen Bektaş Ailesi spesyalleri arasında üst sıralara oturmayı başaran konfleksli tavuk önderliğindeki mönüyü tek tek mideye indirmekle başladı. Yemekten sonra tombala da çok acaip para kaybettim, hiç sormayın 8 kişilik yemek takımı param kumarda heba oldu. Ev arkadaşım melly ise çinko üstüne çinko yaptı, ortada ne para varsa gözümüzün yaşına bakmadan hepsini kazandı. Sonra hediyesini verdi de biraz olsun içime su serpildi. Tencere seti almış bana teflon. Saat 11 gibi evimiz kuzenler istilasına uğradı, 12 ye girerken de sanki evde değilde diskodaymışız gibi bir hava yaratıp dans ederek girdik, sonra Ajdam çıktı onu izledik, mandalina kabuklarından konfeti yaptık, evi dağıttık biraz :) ilerleyen saatlerde de victoria secret izledik melly ile birlikte. Baktım defile bitince o yattı hemen, bende biraz kitap okudum ama uyku filan gelmiyo aklım Orkun'da. Onlara da yılbaşı diye yemeğin haricinde 1 muz, 1 çikolata, çeyrek portakal birazda kuruyemiş vermişler. Zaten beklememiş, 11 de yatmış. Gece tam 2 kez aradı beni, hemde son aradığında öyle bir şans getirdi ki, sadece 2 sayı kalmıştı. Tombalaya hiç bu kadar yakın olmamıştım ama geç buldum çabuk kaybettim hesabı, yine ayağımı kaydıran melly oldu.

Sevgilim olmadan geçen son pazarlardan birinde Fundam ile sinemaya gitmeye karar verdik. Şapkalar takıldı, eldivenler giyildi. Gittik alışveriş merkezine Yahşi Batı'da yer kalmamış, bir sonraki seansı da dolu sadece gece 11 matinesi boş. Sonra rotamızı Acı Aşk'a çevirdik, onda da yer yok. Fazla ısrarcı olmanın da manası yok, tatlı yemeye gidelim dedik. Benim şu sıralar yeni bir favorim var. Özsüt'ün franboazlı panna cotta'sı. Sinemaya gidememenin burukluğunu panna cotta yiyerek bastıralım, acılarımızı unutalım dedik. Özsüt'te ne panna cota var, ne kahveli pasta. Hiç güzel tatlılar kalmamış. Varsa yoksa aşure. Zaten evde komşuların getirdiği aşureler bitmedi daha. Ordan tasımızı tarağımızı toplayıp Burger Kıng'e gittik. Buzlu bir kola içelim muhabbet edelim, etrafımızdaki insanların hikayelerini tahmin edelim dedik, orada da lıgth kola yokmuş. Hayda yine kalktık. Oradan kalkıp Delice Restauran diye bir yer bulduk hemen oraya girip tatlı mönüsünü istedik. Brownie dedik, yok dediler. Parfe dedik, yok dediler. "E ne var o zaman" diye sorduk. Sadece tiramisu varmış, ordan da gittik. Çıktığımız her restorandan sonra atılacağımız yeni macerayı merakla bekler bir haldeyiz. Sonraki levelda bir kebapçıya gittik. Buzlu kola dedim, buz yok dediler. Biz Funda ile şaşkınlık seviyesinin çok çok üstünde bir yerdeyiz ama, birinin bize kemara şakası yapmasından süpheleniyoruz. Ve asla şaka yapılmamasını istediğimiz bir stilimiz var, gayet pazar konforu ile giyinip, hiç makyaj yapmadan da çıkmışız.

Son durak olarak da kahve dünyasına gittik, 2 sakızlı türk kahvesi ısmarladık.
Allahtan yok demediler.Yorulmuşuz da koşturmaktan, o kahveyi bir güzel içtik anlatamam. Normalde olsa kahve bu kadar lezzetli gelmezdi.

Sevgili 2010, Böyle o yok, bu yok, koşturma, kendini özel görevde hissetme filan hoşuma gitti. Alışmışız her gittiğimiz yerde herşeyi bulmaya, değişik bir macera oldu bize, sürprizler her zaman beni mutlu eder aferin. Zorlu maratonları severim, bana bunlarla gel. Böyle istediklerini zor elde ederek hedefi büyütme filan akıllıca, mesaj alındı yani. Şimdilik iyi gidiyosun, inşallah ilerleyen günlerde bir kelek yapmazsın.

10 yorum:

küfkedisi dedi ki...

ne kabus ama Burger da light kola kalmaması da ayrı enteresan heee :D

T.B dedi ki...

evet yani starbucks a gidip de kahve kalmadı kardeş denmesi gibi birşey :)

paper doll.. dedi ki...

" Onlara da yılbaşı diye yemeğin haricinde 1 muz, 1 çikolata, çeyrek portakal birazda kuruyemiş vermişler."

hahhahaha buna koptum (((:
kıyamam ya.. bi an önce geçsin bitsin inşallah sayılı günleriniz..

iki tane dövmesi olan bi kız dedi ki...

ya hani bizi tanımasam cenabet miyiz neyiz diycem

T.B dedi ki...

Paperdoll: Aslında şunlara bir kıyak yapıp kışlaya bir dansöz göndericektin, dansözün elinde de koca bir tepsi hindi dolması böyle bol pilavlısından. Hayatlarının yılbaşısını görücekti hepsi :))

Lucy: türk kahvesi güzeldi ama yaa değdi bence :)

April dedi ki...

bu kadar aksiliğe rağmen,aferin filan dedin ya yeni yıla,ayağa kalktım alkışlıyorum şu an!
bu nasıl bi iyimserlik allahım yareppim:D

T.B dedi ki...

Ah mavicim fena mı ya bak action geldi hayatıma eğlenceli oldu yani. Ayrıca ben habire şikayet eden depresif tiplere de gıcık olurum. Her saniyeden eğlence çıkarmak lazım :)

ÇitLemBik dedi ki...

Kuşum ben şeyi merak ettim bu Orkun eniştenin çikolatasının markası neymiş ki :D

T.B dedi ki...

Çitlembik hemen aradım kışlayı sordum. Pelit miş markası. Bugun ne yemek vardı dedim. "Amaaaan ne olsun yine rizotto çıktı beyaz şarapla bıktım artık" dedi. Yemekten sonrada bütün tabura puro ve brendi dağıtılacakmış :)

ÇitLemBik dedi ki...

Tuçem benide askere alırlarmıymış :p