25 Ocak 2010 Pazartesi

YİHUUUU!... "KAR ZAMANI"

Ara mevsimlerden hiç haz etmem. Bana göre ya yaz olucak denize girip yüzücem, yada kar yağmış olucak, karın altında yürüyüşe çıkıcam. Penceremden bakıyorum her yer bembeyaz, nasıl güzel. Evde zor duruyorum, hemen dışarı atıyorum kendimi. Funda'nın hediyesi olan kulaklığım sayesinde kulaklarım hiç üşümüyo. Güzel seçimmiş Fundacım, çok teşekkürler. Geçen gün yine deli gibi kar yağmakta, tabiki ben sokaktayım. Böyle neşeli neşeli yağan karın altında gezinirken, tavşan gibi atladım yola, az kalsın bir taksinin altında kalıyodum. Adam beni gördüğü halde frene basmayı akıl edemedi, ben kaçtıkça o çarpmak için uğraştı resmen. Neyse sonunda durdu. Bende bir ohh dedim, hayat ne güzelmiş allahım yaşamak ne şahaneymiş filan diye içimden geçirirken, Orkun taksiciye doğru yürüdü. Ön kaportaya bir iki şiddetli vuruştan sonra "Manyak mısın kardeşim, görmüyo musun kocaman kızı?" diye bağrındı. Benden de ortamı yumuşatıcak açıklama anında geldi. "Ne kocamanı canım, hiç de kocaman değilim, abartmayalım" dedim, Çevredeki halk bize bakarken taksici gazladı.

Sonra mekan değişikliğine karar verdik, hava muhalefeti yüzünden arabasını evde bırakmış dayandık toplu taşımaya. Minibüste arka koltuğumuza bir kadın oturdu, telefonda abisiyle konuşuyor. "Kadriye aldı mı karnesini, nee 2 zayıf mı var, ver sen bana onu" dedi. Bizde merakla dinliyoruz kendisini. "Aloğğ Kadriye halacım, neden 2 zayıf var o karnede halacım, neden böyle oldu canımın içi?". Kadriye sustu heralde kadın aynı şeyleri habire tekrar ediyo. "Alooo Kadriye sana diyorum halacım neden o 2 zayıf geldi?"
"Alooo KAdriye duymuyo musun, sana diyorum. Aloo. Nasıl duymuyosun Kadriye baban gayet iyi duyuyodu".
Sanıyoruz ki Kadriye naylon poşeti buruştup hala bir hışırtı var numarası yapıyo. Derken arka koltuktaki kadın delirdi.
"KAdriyeeeee beni delirtmee seni mahvederim ben, neden o 2 zayıf geldi KAdriyeee gebertirim seni bee" Bütün minibüs kopuyo gülmekten, ama kadın zıvanadan çıktı. Önce kibar kibar halacım dedi, en sonunda dayanamadı gerçek yüzünü gösterdi. Biz gülerken kadın o durakta inmesin mi? Dedim orkun yürü bizde inelim, bu konuşmanın akibetini merak ediyorum. Kadın indi o sırada kırmızı yanıyo minibüs durdu, bende pencereden kadını kesiyorum dudak okumaya çalışıyorum. Kadına ne kar işliyo, ne tipi. Suratına suratına kar vuruyo yinede Kadriye'ye fırçaya devam etti. :)

Paranormal Activity'yi izledik, siz izlemeyin diye yazıyorum. Hiç beğenmedim, ayrıca da korkmadım. Benim gibi ürkek bir ceylanı bile korkutamayan korku filmine, ben korku filmi demem. Filmin son sahnelerinde ben iyice işi dalgaya vurdum. Evin içinde hayalet geziyo "Ooo geldi casper, bu numarayı gördük hacı başka numara yok mu yaa, ay hiç korkunç değilsin casper yaratıcı ol biraz" filan diye dalga geçiyorum, bütün salonda beni duyuyo destek veriyo. Orkunda dürtüklüyo sus diye. Böyle dalga geçerken son sahnede öyle bişey oldu ki. Ben çığlığı basıp, yerimden zıplayıp, ön sıraya doğru fırladım resmen. Kucağımdaki çanta, atkı, eldiven üçlemesi havaya saçıldı. Arka sıradan bir kaç kişi koptu benim uçuşuma, Orkun'da gülüyo ama gülme sesi yok sadece bir titreme nöbeti gelmiş gibi gülüyo. Omuzlar filan titriyo gülerken. Ben hiç oralı değilim, cool tavrımdan taviz vermeden yerde eldivenlerimi arıyorum, sanki tavana zıplayan ben değilmişim gibi davranıyorum.

Akşamda kuzenim 08 Müge'ye gittim, birlikte victoria secret defilesi izledik. Kar tanesinden esinlenilen tasarımlar yapmışlar bayıldım, hemen bir tanesini yazıma ekledim. Sonra kuzen 08 ile dışarı çıktık kardam adam yapmaya. İyice kendimi sarıp sarmaladım ki, Bakırköy'ün jet sosyetesinden biri görürse tanımasın dedim :) Ahh ah nerde o eski karlar. Şimdiki zamanın karları kum gibi dağıldı azizim, topak bile yapamadık. Yapışmıyo meret. Uzunca bir uğraştan sonra kardan bir cüce yapmayı başardık. Adını da Şerafettin amca koyduk. İşlem başarı ile tamamlanınca da Şerafettine iyi geceler öpücüğü verip eve girdik.

Sabah uyanınca baktık daha çok kar var. Hemen pencereye koştuk Şerafettin amcaya bakalım diye. Anaaaamm bizim Şerafettin'i tekmelemişler. Amcanın kafa göz dağılmış. Havucu bir yere gitmiş, zeytinleri bi yere. Gelişi muhteşem, gidişi perişan oldu. Ama üzülme dedim 08 mügeye, şerafettinler ölmez. Akşam eve girerken bahçedeki karları test ettim. Bu sefer dağılmayan kardan yağmış :) Yeni mahsül karın cinsi çok iyi çıktı. Yarından tezi yok çalışmalar başlar.

3 yorum:

ÇitLemBik dedi ki...

Oyt Tuğçe sen korkmadıysan bende izlicem o filmi. İnat ettim valla da billa da izlicem :) Ayrıca kadriyenin halası olayına da bayıldım:)

T.B dedi ki...

hatta sen ben kadriyenin halası üçümüz izleyelim :)))
yok be hiç korkunç değil boşa stres yapma ama son sahneye dikkat derim.

küfkedisi dedi ki...

o hala var ya eve gidince Kadriye'ye kafa göz allah ne verdiyse dalmıştır bence Tuğçe :)))