Gittiğinin ikici günü bilgisayarı bozulacak kadar şanssız. Ama öte yandan da yastığının içinden 1 kese altın bulacak kadar da şanslı. İşte size 10 gündür okulu için İngiltere'de olan nişanlımın seyir defterinden notlar.* Havaalanında check-in yapan kız ne için gittiğini, ne kadar kalacağını sorup sonrada "Aaa siz benden 2 yaş küçükmüşsünüz ama, olmadı bak" diyerek kikirdiyor. Kırmızı rujlu ağzına aysun kayacı stili bir duruş verip aşağıdan yukarı süzüyor.Sonra da çantasını tartıya çıkarırken güya yanlışlıkla koluna çarpıyor. "Size cam kenarı ayırdım bana borçlusunuz valla" deyip gülümsüyor. Çok pardon ama bu tür komplimanları ne zamandan beri kızlar yapıyor?
* Gitmeden önce "4 ay boyunca skype'tan konuşmak çok zor olucak" derdik. Demez olaydık, çünkü şimdi skype'tan bile konuşamıyoruz. Gittiğinin ikinci günü bilgisayarı bozuldu. Tamir ettirmek için windows cd'si lazımmış. FBI dahil tüm birimler 10 gündür eyalette windows cd'si arıyor.
* Altın konusu şaka değil. Yatağında ufak bir süs yastığı varmış. Bir gün rastgele uzanınca süs yastığının içinde sert bişey olduğunu hissetmiş. Kılıfını açınca içinden bir kese çıkmış. Hemde altın dolu. Alıp hemen ev sahibine götürmüş. Kadın şoka girmiş ve çok sevinmiş. Güya 4 sene önce o odayı kiralayan kızın altınları kaybolmuş. Ben yemedim tabi, bana kalırsa kadın bizimkini denemiş.
*Ev sahibi 70 yaşında emekli bir kadın. Hiç çocuğu yok. İçim çok rahat :)
* Bütün gün aramasını bekleyerek geçen bir günün ardından saat 01.33 de yatağımda kitap okuyorum. Derken telefonumu çaldırıp kapatıyor. Yani eğer uyuyorsam uyanmiyim diye yapıyor ama bilmiyor ki, o ben telefonumu daha yurt dışına açtırmamıştım. Geri arayamıyorum. Çok sinirleniyorum ve uyuyorum. Kibarlığın zamanı mı yani şimdi?
* Burda sürekli yemek seçen, yumurtanın beyazını, mercimek çorbasının süzülmemiş halini, makarnanın spagetti cinsini yemeyen Orkun, orda her şeyi silip süpürüyor. Kahvaltı mönüsü tost ekmeği üzerine kırılmış yumurta ve yanında fasulyeye benzer şeyler. Güzel mi diyorum, nefis diyor. Zorun bize miydi canım benim?
* Unıted Colors of Benetton gibi bir arkadaş grubu var. Her akşam bir yerlere gidiyorlar. İtalyanlar, Almanlar çoğunlukta. Almanlar bütün Türkçe küfürleri biliyormuş, çok gülüyor. Birde arap arkadaşı var, onu çok seviyor. Böylesi bir arkadaş ortamında en samimi olduğu kişiler Önder ve Duygu. Sanırım "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" sözünü fazla ciddiye almış.

8 yorum:
dünyanın en komik insanısın tuçem. tombul yanaklarını ısırası geliyor insanın bunları okuyunca. boşver orkun orda gezsin biz burda gezelim 4 aylık bi bekarlığa veda partisi yapalım size=)
Bencede bunların zoru hep bizedir, benimkide polis okuluna gidene kadar sebze yemezdi, orada seve seve yiyor...
French: Hayatım bir rekora imza atıcaz gibi geliyor. Hangi bekarlığa veda partisi 4 ay sürmüştür ki? :)
Öperim seni kocaman
cips yiyemeyen kız: Canım aslında bunlardaki ön yargıyı yıkmak hakikaten de imkansız. Tadı güzel dene diyorum, yemiyor. Aslında tadına baksa biliyorum ki bayılıcak. Ama şu enginarı bir kere tattıramadım valla.
ıyh! bende yemem enginar.
Allah kavuştursun diyorum Tuğçecim. Çıkın Ankara'ye gelin kursum yüzünden Ekim'e kadar buradayım of pof. Tatillerinizi okuyorum bende :(
bu arada o kadına gıcık oldum!
Lazanyacım şu enginarın bir kere tadına baksan, aslında o kadar lezzetli ve hafif bir şey ki, bence kesin seveceksin.
Ah o kurs zamanlarını bende yaşadım. Sıcaklarda azmı evle kurs arasında mekik dokuduk. Şıp diye bitiyo hiç merak etme. Sonra beraber "ne zordu dimi" diye anarız.
Öptüm seniiii
bu kadar madde içinde dikkatimi en çok çeken, gece uyanma diye çaldırıp kapatma meselesi. sinirden sabaha kadar ağlayabilirdim ben öyle bir durumda. ulaşmak isteyip ulaşamamak berbat yahu :) allah kavuştursun tuçecim azı gitti çoğu kaldı sabır :)
Ben ona çözüm buldum tuğçe evlendiğimizde yaptığım her yemeğin bir kezde olsa tadına bakmaya söz verdirdim (:
beğenmezse bidaha yemez ((: ama ben onuda beğendiririm...
Yorum Gönder