31 Ekim 2010 Pazar

BLOGGERLAR HALLOWEN PARTİDE BULUŞTU!

Image and video hosting by TinyPic

malumunuz bloggerlar özel günleri kaçırmazlar...halloween olsun aşkı memnu final gecesi olsun genellikle layığıyla kutlarlar. bu sefer de kaçırmadılar ve bir grup blogger olarak parti mekanı olan bağcılardaki "hançer düğün sarayı" nın yolunu tuttular. biz de onları izledik. ve sizin için gördüklerimizi "tarafsızca" yazdık...

geceye en erken gelen ev sahibi french oje oldu. bülent abla kılığındaki french, gelenlere sürpriz olsun diye kapının tam yanında elini uzatıp 1 saat havada tuttu. her gelene "öp evladım" demeyi ihmal etmedi. salonun tam ortasındaki tahtı da görülmeye değerdi. tüm konuklar geldikten sonra french, tahtına geçti...

french, yakın dostu milagro'yu yanından ayırmadı. konuklarına gönderdiği davetiyede "herkes 18 yaşından henüz gün almış bir erkeği yanında getirsin" demesine rağmen kimse getirmemişti. buna sinirlenen french, yanında taşıdığı rakısını içti ve bardağını yere attı. Gece boyunca su gibi ayran ve turşu suyu tüketildi.

milagro, (yani hallowendaki kılığı ile oya aydoğan) her yeni farkettiği ismi gördüğünde " aaa french, bak tuğçeylen orki de geliyollar yanımıza, konuşalım mı ayol biraz, kavga ederim accık" diye konuşsa da french, tbnin gösterişli halini çekemezdi, öylece uzaktan baktı. gelmesin, paralarım seni milagro dedi.

partinin başlarında çalan hareketli müzikte, eski sevgilisi, yeni dans hocası meriç erkandan dans dersleri alan mrs baros, hünerlerini sergilemekte gecikmedi. görüntüleri bize sildirdi ama meriç erkanın kareografisini tamamen ezberlemişti bakın işte merak edenler için burda . seksi kıyafeti ve saçlarıyla dikkat çeken mrs baros, danstan sonra french'in yanına geldi ve bir daha hiç yerinden kalkmadı. en güzel dansın ona ait olduğundan emindi...

makyajıyla dikkat çeken bir diğer isim de leah'tı. ajda pekkan'ın oynadığı boya markasını makyaj malzemesi zanneden leah, yüzünü onunla boyamış ama istediği etkiyi yaratamamıştı. mükemmel fiziğiyle herkesi ezen leah, kimseden yüz bulamayınca burdakilerin hepsine 10 basarım ayol dedi ve mekanı erkenden terketti.

vernonsullivan, partiye kaslarını sergilemek için yılmaz morgül kılığında ve çıplak geldi. yine kimse yüzüne bakmayınca french'in dikkatini çekmek için bir köşede bayıldı. vernon, milagro'nun " french, bayılıyollar" demesi, etraftakilerin vernon'un başına toplanması ve french'in " ayol bu da beni nerde görse bayılıyor" demesi üzerine yine gözyaşlarına boğuldu. o ağlama da her zamankinden farksızdı. musikiden girdi, kaslarım gerçek, bana inanmıyorlardan çıktı. onu dinleyen sadece mia'ydı. mia, küçük ceylan kılığında geldiği için taşlardan yaptırdığı makyajı yüzünden ağzını açamıyordu. o yüzden ancak dinleyebilirdi. sadece dinledi ama vernonun bilmediği bir şey vardı; ceylan, içinden türküsünü söylemeye başlamıştı bile "lele kirvo le kirvo le le le kirvo"...

vernon'dan başka kimseyle bir şey paylaşamayan ceylan da tuhaf bakışlara aldırış etmeden french'in yanına gitti ve biraz french'in yelpazesini yelledi. yaranmaya çalıştı bizce.

cyk, geceye gwrb ile katılmıştı. cyk kiboş, gwrb de kiboşun annesi kılığına girmiş, çok da başarılı olmuşlardı. napıyonuz annemmmm diye partiye dalış yapan cyk'ya ilk kucağı french açtı... gwrb 'nin anne kılığında aklına gelen tek şey o sesle konuşmaktı ama dj, onun salona girdiğini gördüğü an "şefeeeeeeeeeer şefer" sesi duyulmasın diye müziğin volümünü arttırdı.

partinin en genç ikilisi grace ve hayriş ise yurtseven kardeşler kılığındaydı. ikisi de oldukça tarz(!) giyinmişti. masalarında oturup kareografi çalışıp, biraz da gurbetçi türküsü besteleyip geceyi erkenden terkettiler. sütlerini içip uyumaları gerekiyordu onlarıın.

lazanya, gece için kendisini semra kaynana kılığına sokmuştu. her ilişkiye itiraz etti. french'e ben sana aşık olacağın zamanı söylerim diyen lazanya, eline mikrofonu alıp bloglardaki ilişkileri değerlendirdi " daldan dala daldan dala dal dal dal". o sese daha fazla dayanamayan banu alkan kılığındaki t.b ve nişanlısı murat taşdemir orki, onun elinden mikrofonu alıp "paaariiiis, chaneeeel, gözlüklerimmm, modddaaaa, ayy lav yuuuu" diyip yırtık saten eşofmanıyla en havalı masaya geçtiler. orki konsepte uygun olsun diye t.b'nin chanel gözlüklerini topuklarıyla ezdi ve bunun üzerine ağlayan tb'nin ağzına iki tane patlattı.

erdo, ipana çocuk lakabından bıkmış olacak ki harika sahne kostümleriyle ünlü erol büyükburç olarak geceye katılarak ajanların, spermlerinin peşine nasıl düştüğünü anlattı. her cümlesi french'in şen kahkahalarıyla bölündü. sonra da kızıp ben tuzluk muyum saksı mıyım burda diyip küstü ve gitti...

organizasyona da el atan james mayer, ajdar kılığıyla gecenin starlarından biriydi. star olarak doğan james, nane ve çikita muz'u danslarıyla birlikte pistin tam ortasında söyledi. ona mrs baros eşlik etmeye çalışsa da iki güçlü kareografi birbirini pek tutmadı. mrs baros pes edip yerine geçti ve saçlarını biraz daha kabarttı.

geceye safiyeyle faik olarak katılan küfkedisi ve koko da kendi kendilerine eğlendiler yine. koko, küfkedisinin saflık anılarını anlatıp milleti kırıp geçirdi, küfkedisi de safiye soyman saflığıyla hiç te bile korhan, o öyle değildi diye itiraz edip durdu. gecenin en eğlenen ikilisi hiç şüphesiz ki onlardı. T.B gecenin sonlarına doğru mikrofonu eline alıp "beyyaz beyyaaaaz orkideeeem" diye şarkı söyledi ve sürekli elinde taşıdığı devasa çelenkle göbeğini kamufle etmeye calisti.

en renkli isim ise hiç şüphesiz derya baykal kılığıyla paper doll'du. geceye kafasında ütüyle gelen ama ütü su akıtınca kafasına şapka niyetine puding tenceresini geçiren paper, orada hanımlara birkaç ders vermeden gitmek istemedi. parti mekanını elindeki araç gereçlerle kazmaya çalışan paper, bakın size burada küçük sevimli gecekondular yapıcam, göreceksiniz diyerek herkesi ürküttü. başarılı olamayacağını anlatınca pes eden paper, gecenin yemek artıklarını topladı ve "ben bunları blendırdan geçirip börek içi yaparım" dedi.
milletin midesini bulandıran paper, tenceresini başından hiç çıkartmadı. Giderken banu alkan kılığındaki T.B'nin otrişinden düşen pembe tüyleri toplayan derra baykal paper gazetecilerin sorusu üzerine "bu tüylerden evimdeki sifonuma askı yapıcam" dedi.

Image and video hosting by TinyPic

muhteşem partinin ağızları sulandıran mönüsünde neler yoktu ki...

başlangıç olarak patates salatası, kürt böreği, kısır ve zeytinyağlı yaprak sarmanın olduğu tabaklarda, ana yemek olarak soğan cücüğü eşliğinde Nohutlu pilav servis edildi... geceyi tatlıların tatlısı kemalpaşa taçlandırdı...

ikinci bir tabağa "kesinlikle hayır" diyen açık menü görevlisine sinirlenen french oje, yine bülent ablalığını yaptı ve " benden herkese peymacun!" dedi...

Bir holloween parti de böylece son buldu...


Bu yazı bir T.B, frenchoje ve paperdoll ortak yapımıdır!

6 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

Offff!!! süpermiş özellikle menü beni benden aldı ve çoook kıskandım kızlar!

T.B dedi ki...

yemekler çok nefisti bebeğim, ama ben afrodit olduğum için hiç yemedim ne de olsa 90-60-90 fiziğimi korumam lazım.
ı lav yuuuuu miaaa, ı lav yu murat taşdemir.
seninle bali adasında beyaz orkidelerin içinde evlenelim zeki adam!

French Oje dedi ki...

miacım neyi kıskanıyosun sen de ordaydın konuşamadığın için mi kıskandın bebeyim?

öpüyorum sizi zekii kızlarrr

ay lav yuuu

lazanya dedi ki...

ahahahahha hayatımda en nefret ettiğim kadınnn :D ağzına sağlık bu ne yaratıcılık valla çok kötü durumdaydım ama güldürdün beni süpersin tuğçecim :)

Sed dedi ki...

Sırf o menü için orada olmayı isterdim ya. (:
okurken pek güldüm.

francesca mckennitt dedi ki...

Hayalgücü nasıl tavan yapmış ya, T.B bu gidişle bayram tatilini blogunu hatmederek geçireceğim :) Hayır yani her yazıya da yorum yapmayıver, sessiz sakin oku değil mi; yok tutamıyorum kendimi.