16 Haziran 2011 Perşembe

AŞKIN ÖMRÜ NE KADARDI?

Hiçbir şeyleri benzemeyen, birbirine tamamen zıt iki insan nasıl sevgili olur? Aslında çok iyi olur. Çünkü kendinde olmayan şeyler, onda vardır. Sivri yanlarını onun aynasında görüp törpülemeye çalışırsın. Bugüne kadar denemeye cesaret edemediğin tüm planlarını onunla hayata geçirir, kendini tutamadığın zamanlarda onun frenleriyle kendini dengelersin. Onun söyledikleri, bazen senin hiç söyleyemediklerin olur. Kendine hiç benzemeyen sevgilinle aslında kendine başka bir aynadan bakmış gibi olursun. Bence iki zıt insandan gayet güzel bir çift olur, ama o iki zıt insan nasıl aynı evde yaşar?

İşte bu konuda sürekli takılıyorum. Konusunu anlamadığım kitaplardaki gibi; önceki bölümü açıp okuma refleksi gösteriyorum. Ama ilişkimizin önceki bölümde buna dair hiç bir bilgi yer almıyor.

O diyor ki; mutfak dolaplarımız kırmızı olsun! Ben boğa burcuyum ya, nedense kırmızıyı görünce tipik boğa tepkisi veriyorum. Olmaz diyorum siyah lake olsun! O diyor ki; giysi dolaplarının sürgülü kapağına ayna taktıralım. "Ne kapağı sevgilim, giysi dolaplarında kapak olmasın lütfen, açık olmalı" diyorum. İki sefer kendi dediğimi yaptıramam. Ya mutfak kırmızı olucak, yada giysi dolabına kapak takılacak. Ben hangisinden vaz geçsem diye düşünürken "neyse en azından boya derdimiz yok ev ter temiz" diyor. "İyide hani duvarlar beton grisi olucaktı?" diye depar atıyorum hemen.

O zaten taş gibi, hala her akşam spora gidiyor. Benimse selülitlerim topuklarıma kadar indi. Yine de akşam oldu mu kareli battaniyemin altında kuluçkaya yatan tavuk gibi kımıldamadan duruyorum. O spor salonunda ter döküyor; bende patlamış mısır, kahve fincanı, korku filmi üçlüsüyle takılıyorum :) Sokakta yürürken aynı Lorel ve Hardi gibiyiz. Arabada da Edi ve Büdü. Ben camdan sarkıp bağıra bağıra şarkı söylüyorum, o da dünyanın en ciddi işini yapar gibi arabasını kullanıyor.

Bence evin müdahaleye gerek olmayan tek yeri banyo tezgahı. En gerek olmayan yeri bulup; "Buraya da dolap yapalım bari" diyor. Panik halimi gizlemeye çalışarak "Böyle ferah ferah dursun işte, dolap koyarsak daralır" diyorum. Ama çok olduğumu da biliyorum. Bari benimde istediğim bir şey olsa da, istemiyormuş gibi yapıp bir sayı da o alsa diye geçiriyorum içimden.

Girişe tarif ettiği vestiyer; benim mahallenin demircisine yaptıracağım müzik notalarından olan askılığa hiç benzemiyor. Demirden yapılan sol anahtarları ve çeşitli notaları askılık olarak kullanılacaktım. Benim sanatsal önerime, çok kullanışlı ikea tarzı vestiyeri ile baskın çıkıyor.

Etrafı ampüllerle çevrili olan tuvalet masamı gereksiz buluyor, salon için düşündüğüm L koltuk için "kullanışsız" diyor, perdeye alternatif olarak sunduğum stor önerimi kulak arkası yapıyor. Buz patenlerimi sergileyeceğim küçük alanıma göz dikip, mekik sehpasını koyuyor. Çok pardon ama aşkın ömrü 3 yıl diyenler yanılıyor. Çünkü o kadar tatlı ki; hayır demeye kıyamadığım için tüm ev onun istediği gibi oluyor!..

11 yorum:

Adsız dedi ki...

ama yinede aşkın ömrü 3 yıldır :)

T.B dedi ki...

Adsız: tamam öyle olsun! :)

Mrs Baros dedi ki...

böyle gözümün önünden romantik komedi sahnesi gibi geçti yazdıkların.
ömrünü falan bilmem ben ama tadını çıkartmak gerek o kesin.
beraber plan yapma(yaçalışma)k bile tatlı.

Bir İnce Ses dedi ki...

mutfak dolabı senin istediğin gibi olsun, giysi dolabının sürgüsünde ayna olsun, askılık süper olur notalı falan, L koltuk bence de kullanışsız ve banyoda bi dolap olmalı lazım olur :)

Aşk bence bi anka kuşu gibidir ölmez.. Sen öldü sanarsın o küllerinden tekrar doğar.. Yani böyle olsa iyi olur :p

altıüstühayatişte dedi ki...

ne güzel anlatmışsın ba-yıl-dım :)

Rahime.T.E dedi ki...

Benimde bugünlerde en derin derin düşündüğüm konuya parmak basmışsın. Bizim gibi zıt iki insan nasıl evlenecek o evlilik nasıl olacak diye düşünüp duruyorum bende kara kara.

ed dedi ki...

ayyy varya böyleee nasill desem,cok tatli bi yazi oolmus ehehehe.
ama bari notalarla mutfak senin istedigin gibi olsa yahu?:)
hem genelleme niye yaparlar ki hic anlamam...her insan farklidir askin ömrü bazen sonsuzda olurr...olmali yani hem goruyoruz istee yoo 3 yil diil:) 3 asir sürer insallah tb:)

küfkedisi dedi ki...

ho ho ben geçen sene atlattım bunları buyrun sıra sizde :)))))

T.B dedi ki...

Küfkedisi: Sen tecrübeli sayılırsın, artık bize güzin abla gibi tavsiyelerde bulun bakalım :)

ed: İşte aradığım yorum! bencede aşkın ömrü diye bir şey yok. Kimisinde 1 ay, kimisinde 1 sene, kimisinde bir ömür. Bence tamamen şans meselesi :)

CYK: O zaman beni izlemeye devam et tatlım, madem sizde bizim gibi zıtsınız o zaman tecrübelerim ışığında emin adımlarla ilerleyebilirsin (hahahaha ne ciddi yorum oldu)

şebnem: teşekkür ederimmmmm!!

Bir ince ses: Aşkı anka kuşuna benzetmek çok yaratıcı. Ama küllerinden yeniden doğduğu da bir gerçek!

altıüstühayatişte dedi ki...

bence aşkın ömrü kişiyle alakalı kimisi 1 ayda tüketiyo kimisi 1 senede kimisi de 1 asır boyunca canlı tutabiliyo inşallah canlı tutabilenlerden olabiliriz kızlar :)

T.B dedi ki...

Şebocummm burada olan ve olamayan tüm kızlar adına: "AMİNNNNN"