Ben çocukluğumdan beri bayram ruhuna bayılıyorum! Sanırım tam anlamıyla özel günlerin insanıyım. Arife günü insanların kıtlıktan çıkmış gibi kuaföre saldırması yüzünden bana bir türlü sıra gelmedi. Önce terzide daraltırdığım elbisemi alıp geldim. Daraltırdım deyince sakın zayıflamışım gibi bir düşünce olmasın. Sadece elbisenin büyük bedeni kalmıştı ve demokrasilerde çareler tükenmez deyip aldım elbiseyi, sonra da doğru Terzi Şaban. Terzi Şaban her ay maaşımdan düzenli olarak bir miktar ödeme yaptığım temiz bir müessese. Paça boyu, elbise daraltma gibi işlemleri insanları kazıklamadan yapan küçük, dağınık ve samimi bir yer. Elbisemi alıp geri döndüğümde kuaför dükkanındaki orta sehpada duran bütün dergileri içindekiler yazısı dahil ezberledim neredeyse. Sonra da boya kutularının arkasındaki kimyasal maddeleri okumaya başladım ki, nihayet sıra bana geldi. Ben kuaförde toynak bakımı yaptırırken sevgilimde alışveriş merkezinde dolanmak suretiyle beni bekliyordu. O kadar geç kaldım ki, döndüğümde onu kafasında bir huniyle bulurum diye korktum. Canım benim, o kadar zaman boş kalmış yine de yemek yemek için beni beklemiş. Hafta içi bünyeme o kadar çok sebze stoğu yapmıştım ki, en zararlı ve şişmanlatıcı şeyleri yemeğe hazırdık. Benim mantığıma göre aç ayı oynamazsa, aç olan bir insanda alışveriş yapamazdı..
Sarmısaklı mayonezin dibini sıyırırken "alışveriş merkezimiz 1 saat sonra kapanacaktır" uyarısı ile kendime geldim. Burger Kıng'in şefkatli kollarından sıyrılıp, Road Runner hızında alışveriş katına indim. Hayır benim zaten elbisem var ama ya reklamlardaki gibi çimen, kahve ve şeftali lekesi olurda çıkmazsa diye (!) B planımı da yapmalıydım. Hatta B planından sonra C planı da yapmalıydım onu da ertesi gün giyerdim. Bayram demek yeni elbiseler giymekti..
Bir dükkana girip de saatlerce çıkmayanlardan nefret ederim. Ben bir yere girince, hemen "mağaza görüş" düğmeme basarım ve koca mağazayı lazerli ultra görüş lenslerimle tararım. (çok fantastik oldum) Eğer bana uyan bir şey varsa hemen görürüm zaten, boşu boşuna dükkanı ıncık cıncık aramam. İlk mağazadadan elim boş çıktım, ikinciden de. Ve ne yazık ki diğerlerinden de. Oysaki sevgilim o sırada başarıdan başarıya koşuyordu. Çok güzel şeyleri, süper ucuz fiyatlara bulup hemen kasaya geçiyordu. Bende neyi beğensem ya bedeni kalmadı diyorlar, yada istediğim rengi.
Çaresizce alışveriş merkezinin son 5 dakikasında çorapçıya girdim. Bari dedim külotlu çorap alıyım, her kadına lazım. Böyle az zaman kalınca hep en pahalı şeyleri alıyorum, kazıklanıp evime dönüyorum. Mağazada 11 yaşından beri görmediğim ilk okul arkadaşımı gördüm. O da benimle aynı durumdaydı. Terli, telaşlı ve tuhaftı. Bu yüzden beni görmemiş gibi yaptı, ben de bu durumu olgunlukla karşıladım..
Ayrıca bir durum var, söylemeden edemem. Gelmişiz Kasım ayına. Havada azıcık güneş gören yurdum delikanlıları hemen V yaka tişörtlerinin üstüne beyaz ceketlerini çekip sokağa çıkmışlar. Akşam olunca da, boyunlarına astıkları çan kolyeleri onları soğuktan koruyamadıkları için yamulup kalıyorlar. Kendilerini Kasım Ayında beyaz ceket ve çan kolyeleriyle sokağa çıkmama konusunda uyarmayı bir görev biliyor, tüm vatandaşlarımıza iyi bayramlar diliyorum..

12 yorum:
ahahah seni yerim. v yaka tişörtlülere ölüm! yaşasın bisiklet yakalar!
Yaşasın bisiklet yakalılar dünyası, yaşasın frenç'in yeni bisiklet yakalı adayları..
Ben Arife Günü bir alışveriş merkezinde geçici personel olarak çalıştım da ertesi 2 gün yataktan çıkamadım! Allahım böyle bir gözü dönmüşlük olamaz. Millet kafayı yemişti gerçekten:) Işıkları azalttık, gezmeye ve almaya devam ediyorlardı. Son müşterileri resmen kovduk. Yoksa sabah ezanına kadar mağazada satış yapacaktık:) İşin müşteri boyutunun yanında çalışan boyutu da var yani:)
özz: bende üniversitedeyken öyle işler çok yaptım. Gerçekten sabır işi, çok zor. Dediğin gibi bunun bir de çalışan boyutu var ki en önemlisi de o.
Ya ben seni yerim yaaa.cok tatlisin.iyi bayramlar
Evet gerçekten o kadar sabırlı olduğuma ben bile şaştım:) ve güler yüzün önemli olduğunu hep biliyordum ama yaşayarak görmek başka bir şeymiş. Bir günlük satış elemanı hayatımda suratsız ve kaba çok müşteriyle karşılaştım. Bizler o müşterilerden olmayalım, satış elemanlarının da insan olduğunu unutmayalım:)
Ya TB var ya aynıyız. Ben de bir mağazaya girince hemen şöyle bir göz gezdiriyorum. Kapının girişte beni bi şey çekmediyse ı ııh yani girmiyorum.
Ve bu bayram.
Ya bilmiyorum ya ben zevksizim ya da bu sezon bütün markalar saçma sapan şeyler çıkarmış.
Aaa diyorum bu süpermiş ama bu renk ne öyk, başka renk yok.
Ya da haddinden fazla pahalı.
:(
Bayram alışverişim böyle geçmemeliydi. :(
Lazer ultra gozlerden bende de var.hic vakit kaybetmeden hedef odakli alisverisimi yaparim:)
hahahahah balııımmm çok güldürdün beni.. kesinlikle burda da var öyle tipler!!.. yerim seni yerimmm inş.aşiverişini tamamlamışsındır.. bi eksiğin varsa söyle buradan çok ucuza göndereyim :)
SED: canım sen nerdesin ki öyle buradan çok ucuza göndereyim filan, ucuzland diye bir ülkede misin yoksa?
lulu: bizler şanslı kısımdayız...
weba: Aslında değişik şeyler de var ama bulana. MEsela bir günü ayırıp her yeri bir güzel gezmek lazım. Benim öyle çok vaktim olmuyor, şipşak alıp hayatıma geri dönüş yapmak zorundayım.
tatlım ben Seda hatırladın mı? Urfa'dan hayranın.. kitabımı bekliyorumm :) burada ucuz =))
heh seda tamam tatlımmm hatırladımm
Yorum Gönder