Dün akşam etkinliklerin vaz geçilmez üçlüsü olarak Mahperi, French Oje ve ben Elle Style Awards gecesine katıldık. Gecenin anlam ve önemi şu: Elle dergisinin organizasyonuyla Türkiye'de en iyi giyinen stil sahibi kişilere ödül veriyorlar. Bizde aman hiç bir şeyden kusur kalmayalım diye koştur koştur hazırlandık. Evde koca bir valiz hazırladım kendime. Çünkü ertesi günde hayatımda çok özel yeri olan kuzenim Beyza evlenecekti ve biz hafta sonu kendi evimizde değil, annemlerde kalacaktık. E bunun pijaması var, kremi var, kitabı var, saç maşası var. Gece ayakkabısı var, conversi var. Koca bavul doldu. Bizim en büyük şansımız ailemizin tüm üyelerinin homojen şekilde İstanbul'un çeşitli semtlerine dağılması. Hangi semtte geç biten bir etklinlik varsa hoop soluğu hemen en yakın akrabanın evinde alıyoruz. Gidince de uyutmuyolar "yok mandalina yiyelim, yok dedikodu yapalım, ne yatması kız çay demliyorum otur allah aşkına" derken sabaha kadar uyutmıyo bizi adiler. Ne o; güya evimiz uzak uykusuz kalmayalım diye kendi evimize gitmemiştik.
Neyse insana benzemem için saatler süren bakım ve onarım çalışmalarımdan sonra sabaha karşı yattım. Zaten yatmamla kalkmam bir oldu. İşe giderken kapının önüne eşyaları çıkardım, karşı komşu tatile mi gidiyosunuz dedi. Elimde bir küçük bavul birde onun yavrusu minnaş bir makyaj çantası, elbise torbası, kendi çantam, leptop çantası birde Orkun Bey'in ayakkabı torbası. Çünkü Orkun Bey'in ayakkabıları o kadar kıymetlidir ki bir yere giderken asla bavula koymaz, kutusuyla taşınır. Bizde saf gibi migros poşetine koyar atarız bavulun içine..
Akşam ofiste işler bitince dedim kızım Tuğçe acele et, kırmızı halı seni bekler. Sanırsın ki yeşilçam yıldızıyım. Beni geceye götüren de Mahperi'nin kocası çünkü biz onun kocasıyla aynı yerde çalışıyoruz. Git git yol bitmiyo gözünü sevdiğimin, hele beşiktaştan sonra hiç kımıldamıyo. Sürekli frençosa mesaj atıyorum o da "ohhh şimdi şampanya içiyorum, ohh kanepeler de pek güzelmiş" diye bana hava atıyor sürekli.
Esma Sultan'a geldiğimde dışarısı bomboştu, herkes tören alanına geçmiş. Kırmızı halıda in cin top oynarken, bende soğuktan titreyen yarış atı gibi sekerek geçtim. Gecenin sunumu hiç güzel değildi, asıl bizim muhabbetleri yayınlasalar millet gülmekten kırılırdı. Burak Özçivit'i gördüm, yakışıklı çocuk. Ama malkoçoğlu sakalını, günümüz giysileri ile kullanınca güzelim delüğanlıya yazık olmuş, karizma yerle bir. Yani ne malkoçoğlusun ne de Burak Özçivit'sin o imajınla. Neyse canım şimdi çocuğa da çok yüklenmeyelim, netice de ekmek parası. Tommy Hilfiger geldi, çökmüş adam baya, yazık. Bense yıllardır Beşiktaş Çarşısından giydiğim çakma tommy'ler yüzünden adamın yüzüne bakamadım. Okan Yalabık en stil giyinen oyuncu dalında ödül aldı. Tamam severim okanı iyi çocuktur ama neresi stil bu adamın ben hiç anlamadım. Yakası güllü takım elbiseleriyle Orhan Gencebay alsa ödülü daha iyiydi valla :) Nebahat Çehre'de gecede ödül aldı. Valla kadın Bülent Ersoy'un deyimiyle "layıkı veçile" hak etti ödülünü. Siyah kadife elbisesi çok şıktı, acaba bıkınca bana verir mi diye içimden geçmedi değil. Ödül alanlar genelde ya çok duyulmuş genç isimlerdi yada hiç tanınmayan yaşını başını almış olgun abiler ablalardı. Ya insan birde ne bileyim "umut vaad eden, eh işte fena değil giyinen, öğrenicek ablası" dallarında bir ödülde bana verirdi. Hiç değilse "Metrobüste topuklu ayakkabıyla seyahat rekoru" dalında jüri özel ödülü alsaydım iyi olucaktı. Seneye inşallah :)
Törene kadar bende kendimle pek bir barışıktım. Oh diyorum ne güzel kıvrımlı bir kadınım ben, yok ne zayıfım ne balık etliyim, yok ben ideal kilodayım aman şişmanlamayım. Geceye gelenleri bir gördüm hepsi fidan gibi. Yanlarında besili olmuş süt danası gibi kaldım. Birde psikolojimi bozdu körolasıca zayıf kadınlar, stresten kendimi daha çok yemeğe verdim. Her geçen garsonun tepsisinden bir şey almadan yollamıyorum. Bazısını çok beğeniyorum "tamam sen bir tur at yine gel, çok sevdim seni sütoğlan" deyip geri yolluyorum. Bütün cathering o gece resmen bana çalıştı. Zaten yemekler çok başarılıydı, özellikle klipsli kutularda sunulan somondan kaldıysa yollasınlar bana.
Pınar Esen'de oradaydı. Bayılıyorum ben bu kadına ya. O kadar tatlı, o kadar yanakları ısırılası biri ki. Geceyi onun sunmuyor oluşu büyük bir kayıptı. Gecedeki bütün yakışıklılar gey ve bütün zenginlerde çirkindi. Bu yüzden frençosumuz için uygun bir damat adayı bulamadık.
Çıkışta sevgilim ve Mahperi'nin kocası bizi almaya geldi. Dedim kızlar gelin sarhoş numarası yapalım, kekleyelim şunları. Arabaya bindik başladık abuk subuk gülmeye, ağzımızı kaydıra kaydıra konuşmaya. İlk başta "bunlar pelt olmuş yaa" diye inandılar. Ama benim kocam yer mi, dedektif gibi iz sürdü. "hoh de bakiyim" diye alkol muayenesi yaptı kendince. Sonra da "nasıl sarhoşsun sen be ağzın hiç kokmuyo, zaten sen sarhoşken hiç böyle olmuyosun" dedi. Adam iki dakka bizi eğlendirtmedi yahu, hemen foyamızı çıkardı meydana. Hemen ne söylüyosun yahu, sanki adam Uğur Dündar bütün gerçekleri açığa çıkarmak zorunda. İki dakka sarhoş numarasıyla eğlenecektik onu da boğazımıza dizdi :)
Gece yarısı annemlere geldik. Yani kayınvalidem aslında ama sevmiyorum ben kayınvalide lafını. Canım benim yaa gitmiş bizim odamıza kocamaaaan yatak almış, gece lambası almış, süt almış gece yatarken içiyorum diye. Birde kaynanalar için kötü derler, nesi kötü yaa pamuk bu pamuk! Sabahın köründe kalktık, bize mis gibi kahvaltı hazırlamış. Kuzenimin de düğünü varya bugün, yine çok macera olur erkenden bitirelim hazırlıkları dedik. Yalnız şunu fark ettim ki, ben geceye hazırlanıcam diye fıttır fıttır koştururken sevgilimin bu gece düğünde giyeceği takım elbiseyi iş yerimde unutmuşum!..
İyi halt yedin Tuğçe. Şuanda düğüne 6 saat kaldı, iş yerim karşı yakada ve ben sevgilime takım elbisesi iş yerimde unuttuğumu hala söyleyemedim!..

10 yorum:
Elle gecesi macerası güzelmiş daha çok fotoğraf olsaymış:)
Olsun TB'm olumlu yönden bak, ya kendi elbiseni iş yerinde unutsaydın ? (:
Erkeklerin hazırlanması bizimkisinden daha kısa sürüyor malum.
(:
valla doğru söylüyosun ya, ya kendiminkini unutsaydım, cidden doğru. ama sorun şu orkuna da böyle mi savunma yapmalıyım acaba?
rahat yazar: daha çoook fotoğraf var ama makinemin kablosunu evde unuttum :)
ödül alan adama "tek kusuru kısa boyu, sanki o değil de şu kartal konuşuyor" dediğin an adama bakıp hepimizin kopması? o anı da yazmanı beklerdim en eğlenceli anlardan biri kesinlikle oydu!
bi de senin gazınla artık hiçbir şey yapmam ihale hep bana kalıyor. sarhoş numarası yapalım sen orkuna asıl kankacım mankacım de diye gönderiyosun beni, sonra arkadan ben diilim yae diye havanı atıyorsun. üstelik herkes benim sarhoş olduğuma inanıyor. git be!
aynı günü farklı farklı dinlemek çok güzelmiş ya bayıldım! :)
metrobüste topukluyla seyahat ödülü alabilirdin bence en zor şey bu! :)
çok eğlenceli anlatmışsın tuğçem. ayrıca senin gibi zayıf ve güzel bir insan kendini nasıl kilolu bulur anlamıyoruum!
süpersin bebeğim! bol bol ye kanepelerden :)
bir de eyvaaahhh.. orkun bey'e bence de o savunmayı yap :D
hihihihii kızz güldürdün beni yaa :)) olsun eşini sen yine yakışıklı yaparsın ama elbisen sana acayip yakışmışş çok güzel Tuğçe Ablaa :)
hihihihii kızz güldürdün beni yaa :)) olsun eşini sen yine yakışıklı yaparsın ama elbisen sana acayip yakışmışş çok güzel Tuğçe Ablaa :)
Çok çok güzel geçmiş belli , valla çok sevindim.. Çok da kıskandım ama ne yalan söyliyim.. Aslında benimde sesim güzeldir gidip şarkı falan mı söylesem biyerlerde belki bende ünlü olurum azıcık :(
Yorum Gönder