
Bugün bayramın ik günüydü, neyseki herşeyi geleneksel olarak atlatık. Sabah saatlerinde bütün sülalem ev arkadaşım Melly'nin yaptığı cantıkları afiyetle mideye indirdi ve bende bizim evdeki bayram seromonisi bittikten sonra Orkun'lara geldim. Yaklaşık 30 dakika sonra İzmir'e gitmek üzere yola çıkıcaz. Orkun'a iki haftada iki ziyaret. Son zamanlarda Çelebi gibi gezmekteyim. Hayır yukarıdaki gibi şahane bir çantayla olsa tamam ama, öyle uyduruk çantalarla geziyorum ki sormayın.
Semus Annemlere gelince (yani Orkun'un annesi) beyaz bluzumun üstüne çay damlatmışım, WC de onu yıkadım, şansa bak. Sonra baktım kendime ahım gitmiş, vahım kalmış gibi. Bu halde Orkun beni görmesin dedim, mutfakta gizlice çay tabağına pealing hazırlayıp tuvalette uyguladım. (tuz, şeker, zeytinyağı ve limon. Hepsinden 1 çay kaşığı. Tülin Şahin'in kitabında yazıyor) Sonrada dolapta Semus Anneme ait olduğunu tahmin ettiğim bir maske buldum. Ha işe yaradı mı derseniz, biraz canlandı cildim. Ama sanırım ihtiyacı olan daha içsel bir arınmaydı. Onu da şimdilik veremedim.
Arabaya binmemize 20 dakika kaldı. Saati sayıyorum çünkü 8 saat, 20 dakika sonra asker nişanlımı görebilicem. Bu benim Orkun'un ailesiyle ikinci seyahatim. Bu seyahatlerin iyi yanı, Babiş herkezden hızlı araba kullanıyor ve gideceğimiz yere çok çabuk varıyoruz. Ayrıca mola yerlerinde herzamanki alman usulu ödeme şekli, yerini baba-erkil bir yapıya bırakıyor. Bu seyahatlerin kötü yanıysa radyoda musikiden arta kalan zamanlarda maç, maçın olmadığı zamanlarda da musiki dinleniyor.
Bu sefer hazırlıklıyım. Yanımda mp3 çalar, mp3 çalar için yedek pil, ve yedek kulaklık getirdim. Tek bir maç anonsuna bile şahit olmaya niyetim yok.
Size iyi bayramlar, bana iyi yolculuklar..

1 yorum:
iyi yolculuklar tontiş gözlerin kapalı dinle müziği de uyanık olduğunu anlayıp soru sormasınlar..
Yorum Gönder