7 Mart 2010 Pazar

AŞKIN KANUNUNU YAZMALIYIM YENİDEN

D ve A benim çok yakın arkadaşlarım. D çok sempatik, eğlenceli ve fedakar bir kız. A'da fırlama, uzun boylu, balık burcu bir erkek. Bir zamanlar çifttiler, ve çok mutluydular. Fakat A'nın tutucu tavrına D'nin aşkı direnemedi. Bana göre çok saçma bir sebepten A, D'den ayrıldı. Yani resmen A, "ne kadar ağlasan boş, ne kadar yalvarsan boş, sana dönmeyeceğim" dedi. Buraya kadar beni alakadar eden birşey yok. Ama cumartesi gecesi öyle bir durum oldu ki, tam olarak arada kaldım. A'nın doğum günü partisi vardı ve aldığım duyumlara göre hiç vakit kaybetmeden edindiği kız arkadaşı G'de gelecekti. Tabiki de "tanrım tek başına koyma kullarını, yanlızlığı ancak sen dayanırsın" ama bu ne hız kardeşim. Don Juan sizin yanınızda solda sıfır kalır.

Ne yalan söyliyim D hala seviyor A'yı. Çünkü sevgi böyle birşey, karşılıksız sadece içten gelen bir dürtü, ayrıca dıştan gelen darbelere de dayanıklı. Şimdi ben A'nın doğum gününe yeni sevgilisi G'nin de geleceğini söylesem D, sabaha kadar ağlayacak. Eğer söylemesemde sonradan öğrenip, neden söylemedin diye bana küsücek. Bende ikinci şıkkı seçmek zorunda kaldım ve D'ye haber vermeden doğum günü partisine gittim.

Galatasaray Lisesi'nin yan sokağında 45'lik diye bir yer var. Olay burada geçiyor. Bizim grubun yanına bir gittim A Bey ve yeni aşkı G Hanım sarmaş dolaş. Bir tuhaf oldum. Yazık ya, ne çabuk unutuluyo geride kalanlar. Biraz yasını tut bari. Ağlayasım geldi onları görünce. Daha 15 gün önce yanında D vardı. Hani çok sevdiğin birinin başına birşey gelince sana yapılmış gibi hissedersin ya, işte böyle birşey. G'ye kızmıyorum onun ne suçu var, ama vay gidene demişler. Erkek milleti diye genelleme yapmak da hiç tarzım değil. Ama yapılır mı bu şimdi? D gizli gizli içten içe seviyodu işte seni. Gittin günlerce dil döktün, atmadığın takla, sıkmadığın palavra kalmadı. Sen askerdeyken kız 5 ayda, 11 kilo birden eridi. Şimdi onu bırakıp daha kırkı çıkmadan gittin başka bir kıza "birtanem söyle canım ne istersen iste benden"i söylüyorsun. "hür doğdun, hür yaşarsın, kime ne kime ne" ama kantarın topuzu öyle değil işte. Yaşanılanlara biraz saygı lütfen. Sen orda G ile eğlenip gülerken, D evinde eski günleri düşünüp ağliyodur belki de. Eğer böyleyse "batsın bu dünya, bitsin bu rüya, ağlatıpta gülene yazıklar olsun"

Benim suratı asık halim 2 martiniden sonra yerini isyankar bir tavra bıraktı. "Hiç rahat yok mu bana, şu yalancı dünyada" diye gruptan bağımsız olarak kendime dramatik bir gece yaşattım. Çok üzüldüm bu kadar kolay olmaması gerek çok sevdiğin bir aşkı bitirmek. İşin kötüsü de partide D'nin başka yakın arkadaşlarının da olmasına rağmen durum onların hiç tuhafına gitmiyor. Ben giderek daha çok sinirleniyorum. Sevgilim "sıkıldıysan çıkalım" diyor ama gidemem. Çünkü sevgilimin uzun zamandır görmediği herkes orada, niye bencillik edip gidelim diyim? Bütün gece D için sıkılıp durdum. "Kara sevda, kara sevda dedikleri daha ne olabilir ki?" Ama A Bey için durum öyle değil işte "anlamazdın, anlamazdın". Zaten D'nin artık ondan bir beklentisi yok "dilerim ki mutlu ol sevgilim, ben olmasam bile hayat gülsün hep sana" diyor.

Olmadı A, senide seviyorum ama yaptığın çok kırıcıydı. Sadece D'yi değil, bende kırıldım. Biliyorum sende kötü biri değilsin, hatta çok iyi birisin. Ama D "seveceğim, gezeceğim, görürsün sana neler edeceğim" demek için fazla iyi bir kız. Benim diyeceğim o ki, "Kaç gün oldu saymadım D'den gideli, hiç zaman kaybetmedin yeni bir aşka geçeli, ayrılık geldi başa katlanmak gerek, sana çok çok kızdım arkadaşım eşek"

Aşk bu mu, aşk acı mı? Acıtır mı, incitir mi? Aşk bunu D'ye yapmaya mecbur mu?

5 yorum:

ÇitLemBik dedi ki...

tuçe süpersin kendimi müzikalde hissettim :) a'ya ne desem bilemedim. ben "erkek milleti diil mi hepsi aynı" genellemesini yaparım, yapmayı severim yine yapacağım. "erkek milleti diil mi hepsi aynı işte".
:)

Leah dedi ki...

Galatasaray Lisesinin yan sokağındaki 45lik çok loş bi yer değil mi ya Tuğçecan metalciler falan takılmıyo mu orda? Issız Adamda duyduğumuzdan kelli gidip aramıştık biz orayı, 45lik gayet de rockçılar, metalcilerin takıldığı bi yerdi. Hemen koştur koştur çıkmıştık. Birden fazla mı 45lik var aceba? Bi bunu sormak istedim sana. :D
Olaya gelirsek, ben duruma başka yerden bakcam. Ben ful sadakat isteyen ve bunu bekleyen bi insanım. 15 günde ne ara bi sevgili bulur ki insan ya? Ve bu sevgiliyi nasıl çıkartır herkesin içine hem de onca ortak arkadaş varken? Yedekte mi tutuyordur nedir yani? Kaldı ki sen A çok saçma bi sebepten ayrıldı diyorsun, o kızın kulağına gideceğini bile bile bu yapılır mı ya! Amaç acı çektirmekse başka yollar denesin, bu en kırıcı olanı. D üzülür ama A'nın bi ederi kalmaz kızın gözünde çok sonraları. Çok kinlendim bu A'ya.
Tanrım lütfen insanlar ilişkilerini layığıyla yaşasın, ne aldatsın ne aldansın. Ben çok üzülüyorum sonra. :(
Hof! :(

Suzy dedi ki...

cevap veriyorum E) hiçbiri... Hiçbişey anlamadım. Çok karışık bir aşk hikayesi, A kim D kim. sürekli karıştırdım. Hangisi kızdı anlasam belki sonuna varabilirdim hikayenin. Neyse zaten mazide kalmış o zaman diyorum ki aaaaşk kendimizi sıkmak için dünyaya verilmiş bir lütuf değil. İyi ki ayrılmışlar. Eminim erkek olan sıkabileceği, kız olan da kendini katı kurallarla sıkmayacak bir eş bulabilir:) benim gibi:) Allaaah A'nın da D'nin de gönlüne göre versin. Bazen sevmek bile kurtaramıyor ilişkileri. Bak içim acımaya ve anlamaya başlayana kadar bırakayım yorumlamayı. Ben memnunum sonradan sarışın olma hallerimden:) Ayrıcaaaa....Özledim seni Tuğçecik:)Umarım herşey yolundadır.

T.B dedi ki...

Çitlembik: bende genelleme yapmayı sevmiyorum işte. Kızlar içinde böyle. Bir tane içimizden çürük çıkarsa topumuza mal ederler çok kızarım. Bu işin kadını erkeği yok bana göre. Kadınlar bu kadar gaddar olamaz onlar daha duygusal ama insanoğlu işte beşer şaşar herşey insanlar için.

Suzy: Bende seni çok özledim canikom benim. Yazımın başında A nın erkek, D nin de kız arkadaşım olduğunu yazmıştım ama senin yorumundan sonra başka karıştıranlar olur diye biraz bey hanım eklentisi yaptım. İnşallah seninde hayatında işler yolundadır, ben fena değil yuvarlanıyorum :)

T.B dedi ki...

Sevgili Leah
EVet 45 lik dediğimiz yer galatasaray lisesinin yan sokağında ama metalin M'sinin bile olmadığı yer. Belki farklı yerlerden bahsediyoruz. Bizim gittiğimiz Ajda Pekkan, Füsun Önal, Erol EVgin çalan bir yer. Hiç metalci kimse görmedim.
yorumunu çok beğendim, ama gelde anlat işte. Bide ikiside çok yakın arkadaşım. Hiç yaşanmamış olsaydı keşke :(