19 Nisan 2010 Pazartesi

SEN BAŞKASIN BEBEĞİM!...

Dün akşam İstanbul'un güneşli ve rüzgarlı havasında geçen bir günün daha son demlerini yaşarken geç saatte yorgun ve mutlu şekilde evime dönmüş, elbisemi askısına asıp dolaba koyuyodum. Beni tanıyanlar bilir, broş takmaya bayılırım. Dün de at şeklinde bir broş takmıştım, çıkarıp kutusuna koyarken bir baktım kutuda bir tufahlık, sanki fazladan bir şey eklenmiş gibi. Elimi atıp karıştırınca tuhaflığın en sevdiğim balerin broşumun ortadan ikiye ayrılmış parçaları olduğunu fark edip kısa süreli bir şok yaşadım.
Görünce kala kaldım resmen, nasıl ne şekilde ve kim tarafından kırıldı hiç bir fikrim yok. Kutusunu açtım, balerin ortadan ikiye ayrılmış şekilde yatıyo. O kadar çok sevdiğim bişeydi ki, benim için ne kadar değerliydi anlatamam size. Daha satın almadan cam vitrinin altında görünce bile heyecanlanmıştım. Samantha Jones'un çiçekli yüzüğü gibi, benim de balerin broşum çok önemliydi. Sanki o vitrinin altında benim gelip onu eve götürmemi bekliyor gibi duruyordu. Gece gece benim sinirim bir bozuldu, oyuncağı kırılan çocuk gibi taktım kafaya. Nasıl kırılır hiç aklım almıyor. Sanırım bir suikast olmalı. Onun haricinde at, taç, fiyonk, birde yuvarlak anneanne tarzı broşum var ama hiç birini o balerin broşunun yerini tutamaz.

Çocuk gibi kafaya taktım olayı, uykum kaçtı. Kalktım bitki çayı yaptım, pencerenin önünde oturup dışarıyı izledim. Orkun'da "buluruz belki aynısından" diyor ama nerde, ben onu aldığımda bile tekti. Kullanamasam da kırık haliyle bile saklarım ben bunu, çünkü kırık şekliyle bile onu hala çok seviyorum. Erken emekliye ayrılması kötü oldu, artık hayatına yakada değil kutusunda devam edecek olması beni ziyadesiyle üzmekte. Yine de sağlık olsun, en büyük derdimiz bu olsun tabi. Benim minik bebeğim, kaşıkçı elmasını bana hediye etseler bile her zaman en değerli broşum sen olacaksın.

4 yorum:

paper doll.. dedi ki...

ayyy çok da hoşmuş tuuğçeeee..
acaba bi kuyumcuya götürsen bişiler yapamazlar mı? belli olmycak şekilde arkadan kaynak gibi bişi yapsalar fln?

T.B dedi ki...

paperdoll: evet çok da güzeldi gerçekten de. Osmanbeyde bir gümüşçü vardı paperdoll bende ona götürmeyi düşündüm. Yıllardır orada iş yapan biri. Bende orkunla ilk çıktığımız zaman o adama gümüşten marpuç yaptırmıştım, çok güzel yapmıştı. İnşallah kaynak filan tutar, belli olsun olmasın dert değil artık napalım :)

küfkedisi dedi ki...

aynı şeyi yunus şeklindeki kolyemi kaybettiğimde hissetmiştim. annemin üniversite mezuniyet hediyesiydi. deli gibi aradım evi ama yok. 3 sene geçti hala aklıma geldikçe içim yanar.

T.B dedi ki...

Küfkedisi: yunus kolyene bende üzüldüm şimdi ama bir yerde düşürmediysen evin içinde nereye gidicek ki? Desem deee bende evin içinde deri eldivenimin tekini kaybettim ve aramadığım köşe yok eldivenin teki kayıp. 1 saat önce masadaydı, 1 saat sonra yok oldu resmen.