22 Nisan 2010 Perşembe

TAHILLI EKMEK VE KISA SÜREN DOSTLUĞUMUZ

Arka sokağımızda yeni bir fırın açılmış. Tam da benim geç vakitte eve döndüğüm zamanlarda kullandığım kestirme yolun üstüne olduğu için fark etmem biraz geç oldu. 2 gün önce topuklu ayakkabımın inanılmaz şekilde ayağımı vurmasıyla seke seke evime yürüdüğüm sırada fırını fark ettim ve aslında fırında olmasını umduğum sandalyede biraz oturmak amacıyla fırına girdim.

Fırında sandalye filan yoktu ne yazık ki, bende ilk gördüğüm tahıllı ekmeği dilimletip çıktım ordan. Zaten Safranbolu'da sınırsız lokumla geçen 3 günün ardından diyet yapmak şart olmuştu. Akşam masamı kurdum, aldım taze fasulyemi, yanına da tahıllı ekmeği. Allahım bu nasıl ekmek? Ekmek değil, başka bişey bu. Ekmeğin icadından bu yana yediğim en iyi şey. Güya diyet yapıyorum diye tahıllı ekmek aldım, keşke beyaz ekmek alsaydım o zaman en fazla 1 dilim yerdim. O kadar güzel ki ekmek 1 tabak zeytinyağlı taze fasulyenin yanında 3 dilim yedim. 1 dilim de fırından evime olan mesafede ayağımın acısını unutmak için yemiştim, etti 4 dilim. Neye yaradı onun tahılı şimdi? Ayrıca biran evvel sabah olsun diye bekleyip, sabahta tahıllı ekmeğimin baş rolünü oynadığı şahane bir kahvaltı mönüsü düşünüp durdum bütün gece.

Nihayet sabah güneşinin çömertçe odama doluşmasıyla, kuyruğuna basılmış kedi gibi fırladım yatağımdan. Bu benim normal uyanma şeklim değil, ben alarmı erken kurup en az 3 kez erteleme yapan yatak keyfi fanlarındanım. Ama o gün ekmeğin aşkına mı, yoksa günün yoğunluğuna mı bilmiyorum resmen zıplayarak kalktım yataktan. Yüzümü yıkayıp mutfaktaki gizli hazineme yani ekmek kutusuna yöneldim, ev arkadaşım Melly sağolsun ekmeği nerdeyse bitirmiş. Gece uykusu kaçmış git gel 1 dilim, hadi 1 dilim daha derken boşalmış kutu. Diyorum ya ekmek ekmek değil, brovnie sanki. İçinde de ne yok ki; çekirdek, keten tohumu, çavdar, kepek, taneli buğday. Bunlar benim seçebildiklerim. Yumuşacık, ayrıca ertesi gün bile mis gibi kokuyodu.

Dün akşam eve dönerken yine fırına girdim. Tahıllı ekmek de bana gülümsedi. Ama ben bu sefer kaya gibi sert, soğuk ve lezzetsiz olan kepekli köy ekmeğinden aldım. Üzgünüm tahıllı ekmek, belki haftaya yine gelirsin bana. Ama sadece haftada 1 kez, günde 2 doz.

2 yorum:

ÇitLemBik dedi ki...

inanılmaz bir ekmek aşığıyım. makarnayı pilavı bile ekmekle yerim. her yemekte en az dört dilim ekmek yerim :/ çok kötü bişi bu. ama ekmeksiz yemek yersem yutamam bile midem bulanır. ve tahıllı ekmek. kesinlikle bu bir aşk tuğçe... insan bir lokma aldıktan sonra bir daha bırakamıyor.

T.B dedi ki...

Valla mantıyı ekmekle yiyeni görmüştüm çitlembik ama makarna ve pilavı da ekmekle buluşturarak beni epey şaşırttın. Ekmek şahane bişey gerçekten, ben mesela koklarım, çok severim onun kokusunu. Ekmek konusunda en sevdiğim şeyde taze ekmeğin içine kavrulmuş kıyma konmasır, sana şiddetle tavsiye ediyorum.