6 Mayıs 2010 Perşembe

İÇİMDE BİR DENİZ KIZI YAŞIYOR

Karada yaşayan balık gibiyim, su görünce dayanamıyorum. Hani deniz kızı sudan çıkınca çok fazla kuru olarak yaşayamaz ya, bende onun gibiyim. Uzun süre deniz görmeden yaşayamıyorum. Sanırsın ki boğazda bir yalıda doğmuşum da denize sıfır balkonumuzda manzara içide büyümüşüm. Hiç de öyle bir durum yok. Çoğunlukla çocukluğum Mecidiyeköy'ün ortaklar caddesindeki ve sonrada ordan taşınıp Şişli'de tuttuğumuz apartman dairesinde geçti. Ama doğduğumdan beri hiç bir yazı kaçırmadan gittiğim tek bir yer vardı, Selimpaşa.

O zamanlar karne almak demek, Selimpaşa'daki yazlığa gitmek demekti benim için. Yazlığa gitmek de denize girmek, kumda midye kabuğu toplamak, bisiklete binmek, yazlıktaki komşuların kızları ile merdivenlere evcilik eşyalarını dizerek oyun oynamak ve öğle uykusu uyumak demekti. Bu bahsettiğim Yonca Evcimik'in abone zamanıydı. Her evcilik oyununda kendimize yeni ad şeçerdik ve ilk önce "ben yonca'yım" diyen yonca adını kapardı. Bir evcilikte yonca adını kapmış olmak çok sükseli bir durumdu. Şimdi yazlık tanımı epey değişti. Günün 7 saatini kumsalda geçirip akşama kadar güneşlenip yüzmek, açıkınca kumdan geçen mısırcı ve simitçinin yolunu gözlemek, güneşin battığı saatlerde balkonda zeytinyağlı fasulye ve karpuz yemek, arkadaşlarla gözlemesine okey oynamak, bisikletle gezintiye çıkmak ve balkondaki salıncakta kitap okumak şimdi benim için yazlık demek oldu.

Selimpaşa küçük bir yer olduğu için sadece bir tane diskosu var, cities. Cumartesileri arkadaşlarımızla oraya gitmek gelenek oldu. Cities'in bir taktiği var, en güzel en hareketli şarkıları gece 1 de çalarlar. Sizde elinizde martini kadehi ile sabırla dım tıs dım tıs müziğinin biran evvel bitip yurdumun güzide popçularının eller havaya makamındaki şarkılarının çalmasını beklersiniz. Genelde hareketli şarkılara girizgah Fatih Ürek'in greek havasındaki oynak şarkıları ile olur. Hatta geçen sene "yetti be bune, bir kerede he de, kapa çeneni be SUS-SUS-SUS" şarkısında bütün disko ağız birliği yapmış gibi şarkıyı söylemiş, özellikle de nişanlım Orkun'un şarkı sözlerini ezbere bilmesi beni epey şaşırtmıştı.

Akşamüstü kumsala inip yürüyüş yapmak en sevdiğim şey. Kumlar ılık olmalı, ne soğuk ne de sıcak. IKumların ılık olduğu saati çok iyi hesaplarım. Islak kumlarda yürürken hafif de dalga gelip ayakları ıslatırsa şahane olur. Bütün stresim gider o anda, herşeyi unuturum. Hatta böyle yürüyüşlerde kulaklıkla müzik de olursa tadından yenmez. Özellikle Burcu Güneş'in sahilden şarkısı ambiansa cuk oturur. Hani insanın bir kendini resetleme anı vardır ya, benim de o anım denizdir. Bütün seneki yorgunluğum o sene kendimi ilk denize attığımda üzerimden akıp, denizin içinde kaybolur gider. Tam anlamıyla bir deniz insanıyım. Aslında deniz olması şart değil. Havuz, kaplıca, göl, küvet, duşakabin hiç fark etmez, su olsun yeter.

Annemin söylediğine göre göbek bağımın Selimpaşa'daki yazlık eve atılmış olması beni buraya bağlayan etkenlerin başı olabilir. Bir rivayete göre de denize olan bu bağlılığım 4. sınıfta adaşım olan bir kızın "tuğçe demek deniz kraliçesi demek" diye ortaya attığı asılsız iddia. Hiç biryerde böyle bişey yazmıyo, kız nasıl uydurduysa bende kendimi gerçekten deniz kraliçesi sanmışım sanırım. İstanbul gibi ortasından deniz geçen bir şehirde bazı sabahlar pencereden mis gibi deniz kokusu alıyorum. Bu koku numarası bilinçaltımın bana yağcılık etmek için yaptığı bir hile mi, yoksa size de geliyor mu gerçekten?

5 yorum:

küfkedisi dedi ki...

tuğçeee yakınmışız bak yazları :)

büyükçekmece club 34 de süperdir tavsiye ederim, denize sıfır açık havada eğlence :)

T.B dedi ki...

küfkedisi benim burda yazdığım da denize sıfır içinde havuz olan 3 katlı bir villa aslında ama disko olarak kullanıyolar. tuvaletlerinde şofben duş filan var, çok komik.
MAdem yazlıklarımız yakın balkonda kahve içmeye bekliyorum :)

küfkedisi dedi ki...

ben yaz kış mimaroba dayım canım, her zaman beklerim. hatta bu haftasonu anneler günü sebebiyle denize karşı balkon keyfimize start veriyoruz :)

ÇitLemBik dedi ki...

her ayzım silivride geçiyor ve inanılmaz sıkılıyorum tuğçe. bundan sonra seninleyim :)

T.B dedi ki...

çitlembik: yazın sıkılmak için zaman olmuyo gerçekten, o zaman ber yaz takıl bana çitlembik