20 Eylül 2010 Pazartesi

YAZ BİTMESİN!..

Hayatım boyunca yolları sevmişimdir. Uzun, kısa, manzaralı, manzarasız, kalabalık yada boş yollar. Bütün yollar hoşuma gider. Son iki haftadır o yoldan bu yola, çelebi gibi gezmekteydim. İlk teptiğim yol, kışlık eve giden kalabalık ve virajlı yollarda gürültülü bir otobüsün cam kenarında geçti. O kadar gürültülü bir yolculuk oldu ki, son günlerdeki huzur arayışımın o an tavan yaptığını hissettim. Sonrada huzur isteyenlerin yaşlanmış olduğu yönünde saçma bir kanıya kapılıp, kararımdan vaz geçtim ve gürültüyü sevmeye çalıştım. Yaşlanmaktan neden bu kadar korkuyorum anlamış değilim ama yine de gürültüden şikayetçi olmak için fazla erkendi.

Eşyalarımın sadece yarısını getirerek kendi kendime bir tuzak hazırlamıştım. Böylelikle yeniden yazlığa dönmek için süper geçerli bir sebebim olucaktı. En güzel kışlık hırkalarım, vişne çürüğü ojelerim, buzlukta bekleyen donmuş mantılar ve alırken sağlam bir kazık yediğim saç bakımım yazlıkta olduğu sürece bende İstanbul'da duramazdım ne de olsa.

İlk gün ev arkadaşım Melly'nin bütün ev işlerini bana yıktığını fark ettiğimde evin bütün işleri çoktan bitmişti. Ertesi gün perde asmaktan tutulan boynumla acilen kızlarla buluştuk. O kadar çok özlemişim ki onları, asla bir gün yetmedi. İstanbul'a ayak bastığımı duyan ahali yakamı bırakmadı. İlerleyen günlerin her biri, sevgili kuzenlerim ve ailemin girişimci ruhlu üyeleri arasında özenle paylaşıldı.

Eşyalarımın kalan yarısını almak için yazlığıma döndüğümde, okullar açıldığı için sitenin gürültücü veletleri toz olmuştu. Meydan artık iki gruba aitti. Huzuru seven orta yaş ve üstleri, huzuru sevdiğini kabullenemeyen orta yaş ve altları. Şuanda bunları üzerimde kışlık hırkamla, denize karşı oturduğum şezlongun üzerinden sıcak günlerden kalma boş bir kumsalda yazıyorum. Arkadaşım Divinya'da yan şezlongta kulaklıkla müzik dinliyor. Yukarıdaysa orta yaş ve üstü grubu boşalan sahilin verdiği rahatlıkla büyük kahkahalar atarak deniz manzaralı bir masada poker oynuyor.

Şimdi hangi gruba ait olursa olsun, huzurun herkes için ayakkabı kadar yaşamsal bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum :) Ama yine de müziği son ses açarım, komşularım hiç boşuna sevinmesin.

5 yorum:

Leah dedi ki...

Resmen 1-2 kuple huzur yaşadım yazıyı okunca. oh mis!

Rahime.T.E dedi ki...

Huzur kadar insansı başka bir istek yok bence

küfkedisi dedi ki...

keşke orada olabilsem tuğçe, kimse olmasa o kumsalda öyle boş boş huzur içinde otursam.

MsPiggy dedi ki...

huzur ihtiyacının yaşla hiiç ilgisi yok:) o daimidir, yüksek ses de bile huzur bulabilir insan:))) huzur mutluluktur:)

T.B dedi ki...

Küfkedim beklerim gel beraber yoga yaparız kumsalda :))

MsPiggy: senin yorumuna katılmamak elde değil. Özellikle yüksek sesle müzik en sevdiğim şey benim de.

Cips yiyemeyen kız: Biz cips yerken de ayrı bir huzur yaşıyoruz dimi?

LEah'cım ne yalan söyliyim bana da iyi geldi. Ama tabi kararında, yavaş yavaş huzur evi tadına dönüşürse behlül kaçar :)