Saat gecenin ikisi. Alt katta parti mi, ev oturması mı yoksa toplu katliam mı ne olduğunu anlamadığım bir etlinlik var. Ev arkadaşım son kalan kahveyi bitirmiş, üstelik fincanın dibinde kalanı da yanlışlıkla kitabıma devirmiş. Gece gece dertsiz başıma ne dertler açsam diye aranırken, Melly tarafından mimlendiğimi okudum. Derrten ve beladan kısa bir süre için dahi uzak kalmak için "garip alışkanlıklar" mimini yazmaya koyuldum.Benki alışkanlıkların insanı, ben ki gariplikler kraliçesi, tam bana göreymiş bu mim. Mesela ne zaman bir yere çok şık giyinip gitsem Lady Gaga kadar tuhaf, ve ne zaman en bakımsız halimle eşofman ve sweetshirt ile gitsem Jackie Kennedy kadar asil hissediyorum. Sanırım "görünüşe göre ruh hali" ayarlarımda fabrika çıkışlı bir sorun var.
Sucu ile aramızda garip bir düet var. Ben arayıp "İyi Günler Yasemin Apartmanı" diyorum, sucu da peşinden "daire 8" diyor. Başka hiç bir bilgi yok, sonra da sessizce telefonu kapatıyoruz. Bazen içimden Seda Sayan ve Mahsun düetindeki gibi "bir daha söyle" demek geçse de, yapmıyorum. Bir gün aynasızlar tarafından kaçırılırsam suçuyu arayıp "iyi günler daire 8" demeyi düşünüyorum.
Ev arkadaşım benim sıram olmadığı halde bulaşıkları zaman zaman üstüme yığıyor. Bende market alışverişini ona yıkıyorum. Kimse şikayet etmeden, gayet memnun halde hayatına devam edince beni parasıyla satın almış gibi hissediyorum.
Markette alışveriş yaparken kasiyerle sohbet etmeye bayılıyorum. Geçen gün önümdeki kadın reyondaki fiyatın kasadan geçen fiyattan 25 kuruş eksik olduğunu savunup bütün market çalışanlarını deli etti. Birde üslubü o kadar sertti ki, herkese emirler yağdırıp 25 kuruşunu geri aldı. Kadın gidince hemen arkasında duran ben; yemeyip içmeyip dedikodusunu yaptım "Teyze amma çok bağrındı kesin menepozda ben sana söyliyim" dedim. Bir baktım teyze geri geliyor. "Allahım sana geliyorum" dedim içimden, kadın kesin beni dövecek. Zaten agresif ve kompleksli, çakacak elindeki 5 kg'luk deterjan pakedini yüzüme. Baktım kadın poşet almaya gelmiş, alıp çıktı. Paçayı yırttın sus dimi, yok. Yine kasiyer kıza dönüp; "Yok yok menepoz değil, bunun siniri başka bulucam ben" deyip çıktım. Kasiyer kız tek kelime etmeden uzaylı gibi bana baktı.
Yumurtama kekik serpmeden yemiyorum, suyu evimdeki cam bardaktan içmezsem susuzluğumu geçiremiyorum. Çamaşır makinesinde iki sevgilinin çamaşırlarının döne döne yıkanmasını çok romantik buluyorum. Bir kuşun kanat çırpışına bakıp insan ömürünü düşünüyorum. Mp3 player'ımda Ajda Pekkan'dan Kibariye'ye, Kibariye'den de Vivaldiye geçiş yapabiliyorum. François Ozon ile Mahsun Kırmızıgül'ün orta noktası varmı bulmaya çalışıyorum. Uyumaya çalışırken gözümün önüne evren boşluğu gelirse, hemen başka birşey düşünüyorum. Çok moralim bozulursa çocukken en sevdiğim kitap olan Fedor Amca'yı açıp rastgele bir yerinden okuyorum. Aşk üzerine yapılan her tartışmayı çok saçma buluyorum, çünkü herkesin aşkı farklı algıladığına inanıyorum. Ve bu garipliklerle dolu mimi Paperdoll ile Küfkedisi'ne gönderiyorum!

18 yorum:
Çamaşır makinasında iki sevgilinin çamaşırlarının döne döne yıkanması...
Çok çok çok güldüm, süpersin T.B! :)
mahallenin "olay anında polis çağırma yetkilisi" olduğunu yazmamışsın? "bak şimdi, polisi aramanın bir raconu var. açıyorum merhaba ben tb diyorum. tb demezsen eğer dikkate almazlar. anonim olarak ihbar edemezsin. ayrıca öyle hemen polis aranmaz. biraz şovu izliyceksin ondan sonra. böyle bitmeye yakınken polisi arıycaksın"
french'cim başlık garip alışkanlıklar ya onu ö yüzden yazmadım, o olay benim için garip değil artık çok sıradan rutin bir iş. Evet mahallemizin polis çağırıcısı benim, bir gün deşifre olursam kesin mahalle benimle gurur duyacak!
Leah'cım bu bana cidden romantik gelir. İstediğin kadar gez toz ama o çamaşırlar birbirine karışsa karışa döne döne yıkanınması gerçekten çok romantik yaa, ne şirin.
süper yazmışsın ya bayıldım!
Ayrıca o cam bardaktan su içmezsem susuzluğun gitmeme durumu bende de var!
Bir de sucuyla aranızda ki anlaşmaya bayıldım:)
benim hep gittiğim markette şirin bi kasiyer kız var, ben de hep onun sırasına giriyorum çünkü kız her daim güleryüzlü olmayı beceriyor, artık hal hatır filan sormaya başladık:))
Ahahah! Harikasın nan! Bayıldım! :D
Bu arada "Aşk üzerine yapılan tartışmaları çok saçma buluyorum, çünkü herkesin aşkı farklı algıladığına inanıyorum."
İşte olay budur diyorum.. Kesinlikle bu aklımda dönüp duran düşünceyi birinin kelimelerle ifade etme vakti gelmiş de geçiyordu...
"Çamaşır makinasında iki sevgilinin çamaşırlarının döne döne yıkanmasını çok romantik buluyorum."
Biri böyle diyince şirin geldi gözüme o görüntü de bunu söyleyen kişi de. (:
Mia'cım bende cam bardağın sırrını anlamış değilim, ama çay içinde geçerli mesela. Karton bardakta çay içmek hiç de hoşuma gitmez. Sanırım bu cam bardak hassasiyeti sadece biz Türk'lere has bir durum!
Judy'cim bazen market kasaları o kadar uzun oluyor ki, tanıdık kasiyere bana torpil yapması için yalvaran gözlere bakıyorum ama hiç biri mesajı almıyo! :)
Melly'cim, benim ev arkadaşımla adaşsınız ne güzel. Aşkı herkes farklı yaşıyıp farklı hissediyo, o zaman herkesin yaşadığı aynı değilse (ki değil) bunun üstüne daha laf söylemeye gerek yok.
weba: teşekkür ederriiim, ne güzel yorum bu!
Nasıl yani? Onun da mı adı melly? :D :D
frenchcim ve sen aynı anda mimlemişsiniz en kısa zamanda yazılacaktır :)
Arka arkaya bu kadar gariplik okumak feci oldu yalnız :))
Francesca mckennit: Beni şok ettin, bloogerı açtığım zaman senden üst üste 7 yorum görünce hem çok şaşırdım hemde çok mutlu oldum. Zira ben okuyucunun yorum yapanını severim. Bütün yorumlarını gülümseyerek okudum, umarım benim yüzümden yemek yapma işin geç kalmamıştır!..
Süppppppeerr ama buuuu! YAAA Ben de istiyorum bu mimden banane banane :'/
Ahahah! Olm tanıştırsana sen şu Melly'le beni.. :p
modafobik şuanda karar verdim, seni de mimliyorum canım, hadi kolay gelsin. :)
Melly'cim tabiki tanışırsın ama kendisi çok kaprisli basın mensuplarından sürekli gizleniyor :)
Haaa, tamam o zaman, gözlerden uzak bir yerlerde ayarlarız buluşmayı... :p
Bir daha söyle!
ahahah bayıldım hepsine.
Birr Daha Söyle' Ye Gerçekten Bayıldım... :D Bizim De Tüpçü Öyle... :)Ama O Ben Arayınca Ben Daha Adresin A'sını Söylemeden Adresi Yapıştırıyo. Bende Anca E- Evet Doğru Bi Büyük Tüp Diyebiliyorum... :)
Yorum Gönder