15 Kasım 2010 Pazartesi

YİNE OLSA YİNE GİDERİM!...

Üniversite hayatım hiç de hayal ettiğim gibi olmadı. Hayalerimde büyük bir binada kalabalık anfilerde derse girecek, faydalı ve toplumsal olaylar için öğrencileri örgütleyip çeşitli siyasi olaylara karışacak, bir çok klüp ve etkinliğin başını çekecektim. Ama hiç öyle olmadı. Kazandığım okul o sene eğitime yeni başlamıştı. Okul o kadar boştu ki, toplumsal olayları bırakın, derse bile girecek kadar insan yoktu. Binası da hiç görkemli değildi, dersane mi üniversite mi anlamamıştım. Dersleri eken olmazsa sınıfta 18 kişi olurdu. Ders değil, sanırsın grup terapisi. Biz ikinci öğretim olduğumuz için, okul gece perili köşk gibi olurdu. Karanlık sınıfların önünden geçerken içimiz ürperirdi. Baktım gidişattan memnun değilim, birkaç klüp kurup sosyal ağımı oluşturmalıyım dedim. Klüplerdeki üye sayısı benle birlikte 4 kişiydi. Diğer üçü de katılmak istemeyip zorla adını yazdığım arkadaşlarımdı zaten.

Okulun ön caddesinde şahane bir çiğköfteci, arka caddesinde de Mardin'li bir kokoreççi vardı. Kokoreççi öğrenci dostu bir yerdi, çok ucuz ve lezzetliydi hatta camında Sibel Can posteri asılıydı. Dışarıdan bakan Sibel Can'ı o kokoreççide sahne alıyor sanabilirdi. Bizde o zaman hep 5 kişi takılırdık ve o beş kişinin hepsi ayrı bir tipti, kimsenin kimseyle benzerliği yoktu. Biri muhafazakar, biri küçük hanım Belgin Doruk, biri okulun seksi afroditi, biri eğitim hayatına solcu parkasıyla damga vuran frenchoje biri de her türlü saçma etkinlikte başı çeken ben. Cuma günleri çıkışta kokoreç yemeye bayılırdık. Her seferinde küçük hanım Belgin Doruk o buğulu sesiyle "Canıııım, ben gidiyorum, babam geldi almaya" der ve giderdi. Onun hiç bir zaman gelmiyeceğini bilirdik ama yine de çağırırdık.

Pazartesi günleri ön caddedeki çiğköftecide haftaya girizgah yapardık. Fakat orası öyle kazık bir yerdi ki, bütün paramızı oraya verdiğimiz için haftanın diğer günleri geçmek bilmezdi. Ben burslu olduğum için hiç devamsızlık yapmazdım. Ders aralarında bile sınıftan çıkmaz, kaygan yer granitlerinde Michael Jackson'un moonwalk dansını yapmaya çalışırdım. Bütün derslerde millet arkaya oturur, ön sıralar boş kalırken; okulun en yakışıklı hocası olan ressam Nihat Kemankaşlı'nın dersinde bütün ön sıralar dolar taşardı. O dönem Nihat Hoca'nın girdiği Genel Sanat derslerinde katılım rekoru kırılmıştı. İki sınıfın toplamı 42'yken anfide 50 öğrenci çıkmıştı. Meğer başka bölümlerden de hocanın hayranları derse kaçak giriş yapıyormuş.

İnekliğe doyamayan ben sırf ortalamamı yükseltmek için ikinci dönem Türk Dili dersinde asistan oldum. Şans bu ya ikinci dönem de okula bar mı, pub mı ne olduğu belli olmayan bir kafe açıldı. İçi o kadar güzel dekore edilmiş ki, kafeye giren kimse ordan çıkıp derse girmedi ve benim asistan olduğum Türk Dili dersleri bomboş geçti. Baktım olmayacak dersin "az sonra"larını mantar panoya asıp öğrenci çekmeye çalıştım. "Sert ünsüzlerin benzeşmesi, Edebi Makamlar, Türk Edebiyatına damgasını vurmuş kadın yazarlar, hepsi bugün 19:00'da Anfi 4'te" yazıp astım. Derslere değil ama panoya çok öğrenci çekti.

O zaman ben gündüz çalışıyorum, akşamda işten çıkıp derse giriyorum. Yorgunluktan sürünüyorum ama çok eğleniyorum. Her derste en öndeki makam koltuğumda oturduğum için, elimde her dersin notları mevcut. Final zamanı bende hava binbeşyüz. Herkes not almak için ayaklarıma kapanıyor ama ben kimseye vermiyorum. Bana ne, onlarda derse girseydi! Notlarda konuları beşimize paylaştırınca çalışıcak çok az yer oluyor. Zaten sınav sırasında en öne otuyoruz, kimse bizden şüphelenmiyor. Bermuda şeytan üçgeni adını verdiğimiz bir oturma sistemimiz var. Arkada 3 kişi, onların ara boşluklarında da önde 2 kişi. Herkes kendi çalıştığı yerden çıkan soruyu yanıtlayıp diğerine gösteriyor. Hocalar hep arkayı kolluyor, biz öndeyiz diye kimse bakmıyor. Hepimiz A alıyoruz.

Üniversite boyunca frenchoje ile hiçbir film festivalini ve kitap fuarını kaçırmazdık. İkimiz sürekli organizasyon yapar, diğerlerini de uymak zorunda bırakırdık. Mezuniyet günü nihayet yapımı tamamlanan ve gerçek bir üniversiteye benziyen diğer kampüsüne gittik. Ben bursumu kaybetmemek için nasıl ineğe bağladıysam, fakülte birincisi olmuşum. Oscar ödülümü almak için durduğumuz yerden epey uzakta olan sahneye çıktım. Öğrenciler, veliler derken çok rahat 800 kişi vardı. O kadar kalabalığın içinde direk Frenchoje'nin "Teeee.Beeee, Teeee Beeee" diye bağıran sesini duydum. Yanına gidince sen böyle mi bağırdın dedim, "aaaa evet nasıl duydun oradan?" dedi. Hala nasıl duyduğumu bilmiyorum ama o günden sonra hiç unutmadım...

18 yorum:

French Oje dedi ki...

ben o güne dair hiçbişeyi unutmadım tb!
yapayalnız dolaşırken sen de unutma beni unutama beni!

Miyuki dedi ki...

Çok sapa bir de yeri değil mi? Bir arkadaşım orada 2.öğretim de eve zar zor döndüğünü anlatıp duruyor.

Neyse bu da geçer. İyi bir işin olur umarım :)

MeLLy dedi ki...

Ahahah! Harikasınız nan! Dandik bir okul ortamını bile neşelendirecek bir şeyler bulmuşsunuz.. Noluuuğğ bize de uğrasanıza aradaaağğ??! :D :D

Nunuş dedi ki...

bir daha asla gelmem asla okumam diyebileceğim bi üniversite hayatını hala(!) yaşarken size çok özeniyorum :/

ahaha en önde oturmak her zaman en güvenli yoldur dimi hiç bi hoca bakmaz.. lisedeyken işlemiyordu gerçi..alık sıra arkadaşım en önde kitabı açmaya çalışırken yakalanmıştı..önünde sıra olmadığı ve sıranın altının boş olduğunu farkında değildi garip :)

T.B dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Leah dedi ki...

French Oje ve sen varsanız o ortam şukela olmaya mahhkumdur bence. Yup! :)

İyi bayramlar Teee Beee :*

Mia Wallace dedi ki...

Ne güzel ya. Arkadaşlığınız, o günler.
ama özellikle fakülte birincisi olman! vuhuuu süpersin beybi;)

T.B dedi ki...

french: unutur muyum bebeğim yaaa, unutsam bile burayı açar okur ne yapar eder yine hatırlarım :)

Miyuki: Gece 12 de çıkınca eve gitmek zordu gerçekten. Aslında sapa bir yer değil ama gece olunca heryer ıssız.

Melly: aldık canım senide merak etme, bizdensin :)))

Nunuş: ben liseye dönmeyi hiç istemem ama nedense üniversite çok zevkli geçmişti. Lisede çok tembeldim zaten notlarım sürünüyordu..

T.B dedi ki...

Leah ve Mia, sizlere de iyi bayramlar beybiler.. Güzel yorumlarınız için teşekkrüler

küfkedisi dedi ki...

fakülte birincisi bir arkadaşım var çok gururlandım vallaha :)

o değil de bizim üni de liseden bozma gibiydi aynı senin gibi ne bozulmuştum he.

absalom dedi ki...

hahahaaa
1-hakkaten moonwalk tansı yaptın mı tuğçe?

2-yaptıysan başarılı oldun mu?

3-hala yapıyo musun?

:)))

bende çok çalışmıştım bi ara...
lakin arkadaşlar noolur yalvarıyoruz yapma...
bi yemek masasını ileri geri çekiyolar gibi görünüyosun dediler.
vazgeçtim.

valla bak :))

halbüküsü çok özenmiştim :))

huylandırma servisi dedi ki...

hangi üniversiteydi bu :)

Bir İnce Ses dedi ki...

Ben de hiç hayal ettipim gibi bi ünivesitede değilim :/ Lise hayatımı çok arıyorum ne yalan söyleyeyim.. Arkadaşlarım var evet ama beyinlerimiz aynı doğrultuda çalışmıyo... Adamların eğlencesi sadece içki içmekten ibaret :(

Pell-in dedi ki...

sanırım aynı üniversitedeydik (:

T.B dedi ki...

küfkedim aynı hayal kırıklığını bende yaşamıştım, hep dersneye gider gibi hissettim kendimi.

absalom: benim arkadaş grubumda bir dönem moon walk çok popülerdi, kimin evine gitsek birileri yapar diğerleri de gülerdi. Çok havaya girersem yine yaparım ama çok güldükleri zaman bende gülüyorum konsantrasyonum bozuluyor.

huylandırma servisi: canım adı bende saklı vallahi :)

bir ince ses: bende liseyi hiç özlemiyorum, lisede çok tembeldim ve derslerim de çok kötüydü, ayrıca da çirkin sivilceli ve gözlüklüydüm. Bu şartlar altında kim liseye geri dönmek ister ki?

Pell-in: sanırım herkes kendi okulunu gördü yazıda, ahh ahh bir boazğiçini tutturamadık :)

francesca mckennitt dedi ki...

Fakülte birincisi mi! Naaptın sen ya :) Ama öyle oturmaya nasıl izin veriyorlardı ki, bizde yasaktı mesela. Ayrıca çoook haklısın, sen o kadar derse gir özenle not tut ondan sonra başkası hiç takmadan son gün senden istesin, yok yaa!

T.B dedi ki...

francesca: bendeki çalışkanlıktan değil ama bursumu kaybetmemek için. Yoksa lisede 3 tane kırığım vardı. Çok ilginç demek ki süper zeka olmakla ilgisi yokmuş kastırınca oluyormuş, bende kendime inanamamıştım :)

Miss.Yurt dedi ki...

Fakülte Birincisi Vay Be... :) Bu Arada Bermuda Şeytan Üçgenine Bayıldım !! :)