22 Aralık 2010 Çarşamba

İÇELİM GÜZELLEŞELİM..

Eski çalıştığımız yere ikinci kez çağrıldığımız iş görüşmesine gitmek için yola çıkıyoruz. Karnım deli gibi aç, ama yemek yemeye zamanım yok. Kankamız Peri de orada çalışıyor. Bizim sunumumuzdan sonra da üçümüz personel için düzenlenen yılbaşı partisine katılıcaz. Yolda önceki senelerde yapılan partileri ve anılarımızı konuşuyoruz French'le. O kadar açım ki bazen French'i tavuk butu olarak gördüğüm anlar oluyor.

Şirkete varınca kankamız Peri'nin masasına gidip çıktı alalım diyoruz, ama Peri masasında yok. French kendi masası gibi oturup çıktı almak için mailini açıyor, bende printer ın yanına gidiyorum. Biran evvel çıktı işini halledip bir şeyler yemek istiyorum. Derken bir takım gürültüler geliyor. Trompetler, saksafonlar çalarak ilerleyen renkli kostümlü müzisyenler, şapka ve geyik boynuzlu taç dağıtan noel babalar, ellerinde tepsiyle ahududulu shot içki dağıtan file çoraplı noel kızları bir anda ortamı şenlendiriyor. Şirketin kutlama etkinlikleri kapsamında ortam bayram yerine dönüyor.

Ben bir tane shotu dikip, iki taneyi de elime alıp French'in yanına ilerliyorum. Birini ona verip, diğerini kendim içiyorum. Derken printer'dan çıktı alırken bir sorun çıkıyor. Onunla uğraşırken noel kızları arka arkaya bana shot ikram etmeye devam ediyor. Bende sorgusuz sualsiz içiyorum. Şimdi hayır demek kabalık olur. Tadı da bir güzel, zaten karnım aç, soğuk soğuk onu içmek çok hoşuma gidiyor. Ortam nasıl çoşmuşsa bütün çalışanlar dans etmeye başlıyor, müdürler bile odasından çıkıp kutlamalara katılıyor. Noel babalar hediyeler dağıtıyor, tam bir noel ruhu!. Derken başka bir noel kızı yine bana shot getiriyor, onu da affetmiyorum.

Sonunda çıktılarımızı alıp, sunum yapacağımız kişinin yanına gidene kadar ben zil zurna sorhoş oluyorum. Tarihte iş görüşmesine alköllü giden ilk salak olma ünvanını alarak görüşeceğimiz kişinin yanına gidiyoruz. Benim görüş netliğim bile bozuluyor, aç karnına içtim diye fena çarpılıyorum. Ama French yanımda ona güveniyorum. Zaman zaman ağzımı yaya yaya konuşsam da sunum çok başarılı geçiyor. Ben her yerde kahkaha atıyorum. Sunum yaptığımız kadın kahkahalarımın alkol nedenli olduğunu anlamıyor, bizi çok eğleceli sanarak gece boyunca bize takılıyor.
Kırk yıllık kankası gibi bizi bağrına basıyor. Partide Peri, French ve benimle "haykıracak nefesim"i söyleyip bol bol resim çekiliyor.

Biz hem personel değiliz, hemde personel partisinde en baş köşedeyiz. Bol bol tıkınmanın ardından French bana eski bir iş arkadaşını göstermeye çalışıyor. Hangisi diyorum, "bak şu noel baba şapkası takan" diyor. Ama bahçedeki 500 kişiden, 250 tanesinin noel baba şapkası taktığını yüzüne vurmuyorum. Hadi şerefe diyorum.

Sabahtan beri yemek yememişim, herşeye saldırıyorum. Köfte ekmek ve tavuklu pilavla girizgah yapıp, akabininde kokoreç alıyorum. Kokoreçimi yerken de kestaneciyi kesiyorum. Enbe Orkestrası çalıyor müzik şahane, yemekler nefis ve bedava, yanımda da kankalarım keyfime diyecek yok. Derken biri ayağıma basıyor. Ama ne basmak, kemiklerim kağıt gibi eziliyor resmen. Elimde kokoreçimle arkamı dönüp "önüne baksana hıyar" diyecekken bir de bakıyorum ki şirketin çok tanınan, çok üst düzey bir yöneticisi. Ağzımda kokoreç kalıntılarıyla son anda konuşmaktan vaz geçip diğer ayağımı da uzatıyorum öne, "buna da basınız efendim, lütfen basın, çok rica ediyorum" diyorum. Tabiki sadece kızların duyacağı şekilde.. O kadar da yapamam yani :)

Evime dönüp kapı önünde anahtarımı bulmaya çalışırken "jıngle bells" söylüyorum. Sokaktakilerin bana tip tip baktığını fark edince susuyorum. "Ayy mahalle sapıklarla doldu" diyorum içimden. Derken komşum Bavul Perihan camdan sarkıyor. "T.B ne koydun lan kafana?" diye eski bir Oya Başar esprisi yapıyor. İçeri girince aynada kendimi görüyorum, espri değilmiş. Geyik boynuzlu tacı kafamda unutmuşum!..

15 yorum:

French Oje dedi ki...

ahahah iş görüşmesinde gerçekten rahatlığınla göz doldurdun, takdir kazandın TB'm. benim de eve geldiğimde sürekli konuşup sesli sesli gülmekten boğazım acımaya başlamıştı. bir de çok şiştim. o son midye dolmayı yemeyecektim!

Mia Wallace dedi ki...

yaa T.B şu yazını okudum ne nasıl içip sarhoş olma isteği geldi anlatamam! her yılbaşıgeyik boynuzlu tacımı takıp shot yapıyorum.
Sende kendimi gördüm ve yılbaşını bekleyemiyorum!

(ha nerde olucaksın dersen evdeyim) :)

Bir İnce Ses dedi ki...

Daha yılbaşı gelmeden bu kadar eğlenmişsin, yılbaşı günü neler yapabileceğini düşünmek istemiyorum :) Şimdi ana konuya gelelim işe alındınız mı :D ben o kısmı net olarak algılayamadım :)

Judy Abbott dedi ki...

ahahahahaahah allah seni başımızdan eksik etmesin TB :))))) o şirkete beni de alın be nolursun:)

Penny Lane dedi ki...

T.B! Gülmekten öldüm. Hele ki Bavuk Perihan'ın camdan sarkıp 'Ne koydun len kafana?' esprisinden sonra :D Bombasın yaa:D Bir de komşunun lakabı neden BAVUL? :D:D

T.B dedi ki...

French: midye dolma tezgahının önünde kamp kurduğumuzu unutmuşum yahu. Ben ancak 5 tane yedim kokoreç için yer ayırdım midemde. Ama aklım kaldı şimdi, hemen bir midyeci bulup acısını çıkaralım. Allahım neden pis şeylerin hepsi çok lezzetli?

Mia: bende geyik boynuzum olmadan bir yılbaşı düşünemiyorum Mia'cım. Evdeyim diye üzülme, benim de şimdiye kadar en çok eğlendiğim yılbaşları evde olanlar!!

Bir ince ses: haklısın biz erken girdik yeni yıla. Sonucu hafta sonu öğrenicez, heyecanlı bekleyiş!!

Judy'cim: Senide eksik etmesin kuzucum yahuuu, kocaman teşekkür :)

Girl red ballon: Komşumuz Perihan bir gün tatile gidiyo, aşağıdan zile bastı. El sallayacak bize. Ben ve ev arkadaşım melly camlara çıktık, bunun elinde kurtuluş savaşı yıllarından kalma 3 tane bavul. Ama üçü de birbirinden döküntü. Bizde adını bavul perihan koyduk :))

küfkedisi dedi ki...

favorim geyik boynuzlu sahne, koptum gene T.B :)))

MeLLy dedi ki...

Neggoydun la gaffana?? :D :D
Süpersiniz T.B & French ikilisi...

Penny Lane dedi ki...

:D:D:D Anaaamm Bavul Perihan'ı çok sevdim. Çok şükela kadınmış azizim :P :D

francesca mckennitt dedi ki...

Baştan sona kahkaha desibelim arttı T.B. :)) Yorgunluğa, mutsuzluğa, can sıkıntısına birebirsin :D

A.Grace dedi ki...

hahah cok eglenceli! Sunumun basarili gecmesi buyuk sans gercekten

paper doll.. dedi ki...

ayyy çok eğlenceli bi yazıydı.
çok tatlısın tb!!

T.B dedi ki...

paperdoll: yapmayın efendim bakınız yine utandırmaktasınız beni. hay allah :)

A.Grace: sus valla bende anlamadım nasıl oldu. Bir başlangıcını hatırlıyorum birde bitişini :)

francesca: beni bir ağrı kesici gibi anlatman ne kadar hoşuma gitti. adım da tanax yada tiboset olabilir :)

G.W.R.B: Bugün eve girerken yine karşılaştık. aklıma direk sen geldin :)

MellY'cım çok teşekkür ederimmm bir kucak teşekkür.

Küfkedim: Dur bir sonraki buluşmamıza onu takıp geliyim, orky de noel baba şapkası takar :)

kirliselpak dedi ki...

revir var mı o sirkette? ben de gelim bari.. yok böle tiplerin oldugu sirkete bi revir lazım:)))) heheheheheh

T.B dedi ki...

kirliselpak: revir de var ama düzenli olarak ambülansla dolaşıp tek tek delileri topluyorlar :)))