10 Ocak 2011 Pazartesi

Yaşasın 80'ler!..

Bütün bir hafta iş ve ev arasında koşturup durmanın en güzel yanı; cumartesi sizi bekleyen hafta sonu planıdır! Hele ki hafta sonu en sevdiğiniz arkadaşınızın evinde verilen 80'ler partisiyse!

Cuma akşamı iş çıkışı Peri'nin 80'ler temasına uygun olarak boydan boya dantellerle kaplanmış evinde buluştuk. Hatta Peri konsepte uygun olsun diye plazmanın üstüne bile dantel örtmüştü. Danteli görünce hemen aklıma anneannem geldi, kendisi bugün bile evinde telefonun üstüne dantel örtü örtmektedir!

Peri; Şöfor Nebahat kocası ise "öyle bir geçer zamanki" dizisinden Ali Kaptan kılığında geceye ev sahipliği yaptılar. French ojem sarı taytı, renkli tişörtü, pembe tozlukları ve alnına bağladığı lacivert saç bandıyla 80'lerin parti kızı havası imajı ile hepimizden 10 puan aldı. Bende kırmızı çizgili uzun kolsuz kazağımın içine mavi tişört, altına tayt ve altına beyaz çorapla giyilmiş siyah topuklu ayakkabılar giydim. Disko topu küpeler, plastik pembe bilezikler ve elbetteki serpil çakmaklı tarzı kulak üstlerinden gerilerek toplanmış saçlarımla geceye katıldım. Sanırım 80'lerin tüm renklerini taşıyarak dönemin en rüküş insanı olmuştum. Zaten serpil çakmaklı tarzı gerilmiş saç yarım saat sonra fecai başımı ağrıttı.


Geceye göz kalemiyle çizilmiş bıyık, lacivert robdeşanbır, fular ve viski bardağı ile katılan sevgilim Orkun ise beni görünce şu yorumu yaptı: "İyi de sende bir değişiklik yok ki, sadece topuklu ayakkabının içine çorap giymişsin!" Sanki her gün manyak gibi öyle geziyorum!

Döneme uygun giysilerimizle mutfak masasında zeytinyağlı dolma sardık. Tabiki 80'lerin en popüler yemeği dolma olmalıydı! Dolma sararken zaman zaman Madonna ve Abba, zaman zaman da Nebahat Çehre ve Füsün Önal şarkıları dinledik. Yemek masamız 80'lere uygun olarak etli pilavla taçlanmıştı. Gecenin sonunda Pretty Woman yada En iyi Arkadaşım Evleniyor gibi 80'lere uygun bir film izlemedik. Çünkü ben o filmleri evde unutmuşum, o yüzden seçimimiz Issız Adam oldu. İnce belli bardakta çaylar, cips kasesi ve kuruyemişler orta sehpadaki yerini aldı.

Aslında 80'lerde küçük bir velet olduğum için o döneme ait pek de bişey hatırlamıyorum. Şöyle bir 90'lar gecesi olucaktı Spıce Girls, Oya Bora çalacak; Full Hause ve Susam Sokağı izlenicek. Sulugöz çiğneyip leblebi tozu yenecek hatta ev telefonundan hugo oynanıp Tolga Abiyle sohbet edilecekti. Çocukken bir gün annemle gezerken Tolga Abiyi görmüştük. Yanına gidince benimle çok ilgilenmişti ama ben onun büyüklerle takıldığını görünce nedense çok şaşırmıştım.


Sizinde sevdiklerinizle bir araya gelmek için bahaneniz 80'ler gecesi olabilir. Ben bir sonraki buluşmayı pijama partisi olarak düşünüyorum ama bazı çakallar pijama yerine eşofmanla gelebilir! Çünkü en son kuzenimin evinde herkesin siyah giyerek gelmesini istediğim black party düzenlemiştim ve gecede siyah giyen tek kişi ben olmuştum!..

12 yorum:

French Oje dedi ki...

merhaba alçak tombito, o pijama partisine eşofmanla gelecek olan ben diilim tamam mı?!

T.B dedi ki...

French ojem ne yalan söyliyim senden şüphelenmiştim!
Ama şimdi içim rahat gönül rahatlığı ile hayatıma kaldığım yerden devam edebilirim :))

Leah dedi ki...

di mi neden Tolga abi büyüklerle takılabilir yani çok anlamsız :D süpersiniz bu arada ya. Benim böyle partiler yapan arkadaşlarım yok hiç. Nevizadede içmek bizim için en güzel parti. :D

küfkedisi dedi ki...

he he süpermiş yahu, bayıldım bu fikre :)

francesca mckennitt dedi ki...

Evet ya neden neden. Ben de parti yapmak istiyorum en temalısından ama arkadaşlarımı tanıyorum, senin gibi siyah partisi düzenleyip tek siyah giyen olurum kesin. Sorumsuz benimkiler. Olsun amaç bir araya gelmek :p

T.B dedi ki...

Francesca: hiç yılma tatlış, ilkinde uyumsuzluk olsa da kararlı tavrın ve ciddi duruşunla tüm parti sever dostlarını ikna edeceğine eminim!..

Küfkedim: Tatlışım fikrimi çalabilirsin merak etme senden telif istemem :)


Leah: Tolga abinin sivil hayatında da hugo ve cadı sila ile gezdiğini düşünüyormuşum sanırım, çocukuk işte :))

Bir İnce Ses dedi ki...

Bütün anneanneler mi aynı ya :)

T.B dedi ki...

bir ince ses yoksa senin de mi anneannen telefon ve televizyonun üstüne dantel seriyor? :)

Bir İnce Ses dedi ki...

orayla kalsa yine iyi :) Sehpanın masanın üstüne, vitrinin içine.Mutfak dolabının açıkta kalan kısımlarına. İşin kötüsü annemede bulaşmış :)

T.B dedi ki...

bir ince ses: sizinki yine iyi ben bir keresinde yemekteyiz programında buzdolabının raflarına örtü koyan bir kadın görmüştüm, Düşün artık :))

Judy Abbott dedi ki...

Seksenleri seviyorsan benim çizgi filmler blogum hoşuna gider bak : http://eskicizgifilmler.blogspot.com/

T.B dedi ki...

JUdy'cim bloğuna baktım, ne emek bunları hazırlamak ellerine sağlık Ben en çok şirinleri, çakmaktaşları severdim. Ama scooby doo'yu da hiç kaçırmazdım.. Çok nostaljik bir blog, ellerine sağlık..