26 Ekim 2011 Çarşamba

Ben bunları anlamıyorum!..

Ben şunu anlamıyorum. 99 depreminde ülkemiz çok büyük bir felaket atlattı. Sonra ayağa kalktık, yaralarımızı sardık. Bir şekilde hayata devam ettik. Ama tam 12 sene sonra bugün yine en başa döndük. Aradan geçen 12 yılda hiç mi önlem alınmaz? Hiç mi bir plan yapılmaz? Bunca yıldır ödenen deprem vergilerinden hiç bir hazırlık ve stok bulundurmaz?

Ben şunu da anlamıyorum. Yıllardır toplanan deprem vergileri bugün nerede? Neden deprem vergilerinin %99'unun bütçe açığını kapamak için kullanıldığını okuyoruz gazetelerden.

Ben şunu da anlamıyorum. 28 ülkenin yardım çağrısı neden red edilir ve 4 gün sonra onlardan yeniden yardım istenir? Ankara'ya kadar bize yardım etmek için gelen İspanyol ekip neden ülkesine geri gönderilir? Kadıköy Belediyesinin makine ve cihazlarıyla birlikte tam teşekküllü arama kurtarma ekibinin "kurtarma ekibine ihtiyaç yok" diyerek bölgeye gitmesi neden engellenir? Enkazda kurtulmayı bekleyen insanlar varken neden onların hayatta kalma şansı birileri tarafından yok edilir?

Ben şunu da anlamıyorum. İnsanların varını yoğunu serdiği yardımları dağıtmak için orada nasıl olur da bir sistem kurulamaz? Dağ başı gibi kamyonların önü kesilip yardımlar yağmalanır? Belediyenin bunları dağıtacak bir ekibi organize etmesi çok mu zor olur?

Ben şunu da hiç anlamıyorum. Sivil halk bu kadar seferber olmuşken, herkes evinden battaniye ve montları belediye binalarına taşırken, neden millet vekilleri toplu olarak bir maaşlarını bölgeye bağışlamayı düşünmez?

Ben şunu da hiç anlamıyorum. İnternet kafenin enkazından kurtulup da yolda hayata veda eden Yunus'un enkazdaki fotoğrafını gördükten sonra insan normal hayatına nasıl devam edebilir???
Biz edemiyoruz..
Çünkü boğazımızda kocaman bir düğüm oluyor.

2 yorum:

Paris in Me :) dedi ki...

Bende anlamıyorum hem de hiç.. Günlerdir hiç konuşmadım bu konuda, boğazımda düğümlendi hep, kendimce elimden geleni yaptım ama yinede yapmayanlar için üzüldüm, acıdım onlara ve onların insanlığına.. Bunu mu hakettim ey %50 oy veren halkım !

Sed dedi ki...

Yazdıklarının hepsini deprem gününden beri ben de düşünüyorum.
Ve son paragraf.
Yunus'n fotoğrafını ilk gördüğümde enkazdan sağ salim kurtulduğunu öğrenince yaşadığım sevinç bir gün sonra bloglar aracılığıyla vefat ettiğini öğrenmem sonucu gözyaşlarıyla bitti.
Hala daha her aklıma geldiğinde gözlerim doluyor.