5 Ekim 2011 Çarşamba

BEN GALİBA EVLENDİM!...

Hayatımın en yorucu ve en zor maratonunu birlikte atlattık. Allahım bir ev kurmak ne zor işmiş, şimdi anladım. Ev bulmak, evi yaşanılır hale getirmek, eşyaları yerleştirmek, suyudur elektriğidir gazıdır uğraşmak. En lazım olan mobilyadan en küçük şeye kadar hepsini temin etmek. Tüm bunların arasında davetiyesi, duvağı, ayakkabısı bütün ıvır zıvırları bulmak. En güzel şeyi, en az paraya almak için uğraşmak..

Düğünden 1 gün önce akşam evime döndüğümde yağmurda sıçana dönmüş, tipi kaymış bakımsızlıktan ölmek üzere olan bir zavallı gibiydim. Sıcak ev yemekleri ve havlu çorap sayesinde kendime geldim ve gece yarısı dünyanın en şahane kuzenleriyle birlikte sıcak kakao içerek giriş ve dans müziği seçtik.

O gün gözlerimi açtım. Ve aklıma ilk gelen "Allahım benim bir gelin çiçeğim olması gerekiyordu, ama neden yok?" oldu. Kuyruğuna basılmış kedi gibi yerimden fırlayıp mahallemizde yıllardır olan ama yıllardır hiç işimin düşmediği çiçekçi açık mı diye pencereden baktım. Açıktı!..

Mide bulantısını kuzen desteği ile bastırıp kahvaltıya oturduk. Kuaförde bitmek bilmeyen saatler ve beynime saplanmış milyonlarca firketeden sonra yavaş yavaş geline benzemeye çalıştım. Göz altı kapatıcısının gücü adına diye başladığımız makyajımız bittiği zaman çok mutlu oldum. Çünkü hiç bir şeyi tasarlamamış (ki ben en ufak ayrıntıları bile yıllar öncesinden halleden biri olarak bir tek kendime faydam dokunmadı) olmama rağmen her şey aslında tam da istediğim gibi oldu.

Çiçekçinin attığı gelin kazığından sonra eve geçtik. Oradan sonrasını kopuk kopuk hatırlıyorum. Sanırım şoka filan girmiş olmalıyım. Teknolojinin ilk harikası olan telefonum ile henuz twitter'a giremiyor olsam da; bütün arkadaşlarımı gülmekten gebertecek mesajlara boğmayı da ihmal etmedim. Arabadan inip nikah dairesine geçişim sırasında 50'li yaşların sonlarına girmiş ve tahminen erkek tarafından olduğunu düşündüğüm bir teyze uzun duvağıma bastı. Duvağına basılan zavallı gelinin kafası bir anda geriye gitti, eteğine dolandı, beynine saplanan firketeler canını yaktı. Neyse dedim; ben gelinim asaletimi korumalıyım.

Barkovizyonum başlamış, ben izleyemedim. İzleyenleri de göremedim. Tam salona girmek üzereyiz ama benim o anda çok fena çişim geldi. Üstelik o anda ishal de oldum. Ama kimselere diyemedim, acımı içimde yaşadım. Sevgilimin elini sımsıkı tuttum ve "yallah" diyerek salona girdik.

O yürüyüş sırasında bütün yorgunluğumu unuttum sanki. Zaman yavaşladı, her şey durdu gibi geldi bana. Salona bakındım, hemen frençosumu gördüm. Yanında da Peri, ikiside ağlıyor deliler. İmza atarken salondan biri höykürdü "ayağına bas" diye. Bende dünyanın en ayarsız insanı olarak sanki yerde duran karafatmayı ezmek ister gibi iki kez kuvvetlice ayakkabının sivri topuğuyla Orky'nin ayağına bastım. Yüzüne baktım, çocuk acı içinde. O an biraz abartmış olduğumu fark ettim ama iş işten geçmişti.

Gece yemek yemeğe gidince uzun duvağı çıkarıp, French Oje'nin hediyesi olan küçük tüllü bir kep taktım. Gelinliğim de Hollywood temasına uygundu, dolayısıyla ilk dansımızı yaparken çekilen resim 1950'lerden bir film karesi gibi durdu. Şimdiki hedefim ise dünyanın en yaışıklı ve centilmen erkekleri arasında bir eleme yapıp kazanan kişiyi de Frençosla evlendirmek. Aslında daha yazacağım çok şey var ama öğle yemeğinde rosto ve püre varmış; kaçırmak istemiyorum. Beni özleyin anacım..

15 yorum:

Sed dedi ki...

TeBeee ! Hayırlı olsun darısı başıma ya. (:

fashion house by zeto dedi ki...

Çok zorlu ama bir o kadar da keyifli olmuş yaşananlar:) Bir ömür boyu mutluluklar dilerim:)

Adsız dedi ki...

dügününu nerde yaptımm tuğçee?!

Bir İnce Ses dedi ki...

Bu kadar çileden sonra bence kesin evlenmişsin :)

... dedi ki...

ayy ne güzel gelin olmuşuuun. neyse ki zorluklar atlatılmış, mutluluklar dilerim. daha fazla ayrıntı ver anlat amaa çok kısa kaldı bu:D

Entel Karınca dedi ki...

Canım ne güzel bir çift olmuşsunuz öyle! Allah mutluluğunuzu daim etsin. :)

Seda Maç dedi ki...

Mutluluklaaar gelinliğine bayıldım çok kibar :) darısı başıma :D

Milena dedi ki...

Tebrikleer..aramıza hoş geldin:)En zorlu ve yorucu kısım geride kaldı şimdi sefasını sürme vakti.Hep çook çook mutlu ol..

Unknown dedi ki...

Tberik ederim , ömür boyu mutluluklar sizinle olsun...Fotoğraf çok güzel , nostaljik olmuş :)

Yasemin dedi ki...

Tebrik ediyorum canim, bir omur mutluluklar dilerim:)

Mia Wallace dedi ki...

ama sen ne güzel bir gelin olmuşsun!

mutluluklar tuğçem. çok yakışıyorsunu birbirinizee ve işin zor kısmını atlatmışsınız şimdi sefasını sürün ohh :)

T.B dedi ki...

Lulu: Çok teşekkür ederimmm canımmm aminn

içimizdeki karnaval: Fotoğrafı bende çok beğendim, insanın photoshop bilen kuzenleri olması harika :)

Milena: Daha şimdi pek anlamadım ama ilerleyen günleri hep beraber görücez :)

Rococosh: Çok teşekkür ederim, gelinlik ilk denediğim gelinlikti, şansıma ilk gördüğümü aldım. İnşallah bana uğur getirir.

vişne: Ayy bilsen o poza kadar ne stres ne yorgunluklar atlattık :) neyse bitti ya boşverelim

particle: daha çok şey var merak etme yazıcam hepsini

bir ince ses: pek inanamıyorum hala ama sanırım bir kaç güne kadar evli olduğumu anlarım :)

weba: Evet şimdi sıra frençosta ve sende! HAdi bakalımmm

fashion: Zorluydu, hemde ne zorluk. Bir de tatlı yorgunluk derler, ben hala dinlenebilmiş değilim :)

Adsız: Nikah ve kokteylim beşiktaş'ta oldu canım, düğün yemeği de tarabya'da..

T.B dedi ki...

Mia: Beğendin mi kuzu, çok sağolll! Darısı da bekarlara :)

lazanya dedi ki...

ablamla baktık fotoğraflarınıza :) çok tatlı bir gelin olmuşsun. mutluluklar diliyorum buradan da...

7.oda dedi ki...

hayatınız birbirinizle ve daima sıcacık geçsin :)