13 Şubat 2012 Pazartesi

AYAKKABILI VE KAHVALTILI GÜNLER..





Uzun zamandan beri hayalini kurduğum bir gündü. İş yerinde ivmesi giderek artan stresimizi düşündükçe kendimi Sapanca'ya atasım geliyordu ve nihayet cuma mesaisini bitirince kanat çırparak evime uçtum.

Cuma demek keyif demekti. Önce ton balıklı makarna eşliğinde Yalan Dünya'yı izleyerek akşama girizgah yaptım. Durumumu twitter'a yazarak ton balıklı makarnamla da hava atmayı ihmal etmedim. Ama hava atmayı ilerleyen saatlerde görecektim ben. Sevgilim uyuya kaldı ve onu uyandırmaya kıyamadığım için bütün işler bana kaldı. Bulaşıkları, dağınıklıkları, dağ gibi birikmiş ütüleri, yeni yıkanan çamaşırları asmayı, çanta hazırlamayı ve duş almayı bitirdiğimde saat sabahın 4'ü olmuştu. Olsun dedim, huzur içinde kendimi kısa uykuma attım, sabah Ayakkabı Atölyesinin daveti beni bekliyordu.

Frençosumla buluşup önden bir limonata keyfi yaptık. Mideme düşkünlüğüm herkesçe bilinir, bütün boşlukları böyle yemeksel etkinliklerle itina ile doldururdum. Tam da limonata bittiğinde Ayakkabı Atölyesinin etkinlikten sorumlu devlet bakanı Sedomania küçük tostos arabasıyla bizi aldı. Yemeyip içmeyip hayalimdeki ayakkabıyı anlattım. Burnu açık, belki bilekten atkılı, belki kendinden kafesli hiç fark etmez ama yıllardır şeffaf bir ayakkabının hayali içindeydim. 3 sene önce Prada yaptı çok pahalıydı, 2 sene önce Steve Madden indirim sezonunda gördüm bütün 38 buçuk numaralar kapılmıştı. Kaderime küstüm, şeffaf ayakkabım olmadan hayatıma devam ettim.

Ayakkabı Atölyesi kız kıza bir Sapanca gezisi planlamıştı. Fakat hepimizin aşırı yemekten mide spazmı geçireceğini sanırım tahmin etmedi. Deliler gibi tıkınıp, çılgınlar gibi elimizdeki telefonlarla internette twit attık. Sedomania sanırım bizim uzaydan gelmiş olduğumuzu filan düşündü. Akşam yemeğinde doğu-batı sentezi olarak harmanlanmış bir müzik dinletisi vardı ve ben oraya nasıl geldiğimi bilmeden gecenin sonunda kendimi halay başında buldum. Bu kısımdan daha fazla bahsetmek istemiyorum :)

Gezinin olay anı odamızda Sosyal Medya'da Ceri Lewis'i izlerken Pucca'nın çektiği resmi bir anda televizyon ekranında görmemizdi. O an odada bulunan 8 kız aynı anda çığlık attığı için hakkımızda ne söylendi duyamadık ama çığlıklarımızın otel lobisine kadar indiğine eminim. Cips ve çikolata yığını arasında seçebildiğim 8 kızın non-stop devam eden yüksek sesli dedikodularına rağmen saatim geldiğinde gizlice yatağın bir köşesine kıvrılıp uyudum. Gizlice dediğime bakmayın oda zaten yatak kadardı, yani baya ortada malaklar gibi uyudum.

Davet Ayakkabı Atolyesinden olunca her şey de ayakkabı üzerineydi. Üzerinde küçük ayakkabılar olan cupcake'imi yemeye kıyamadığım için evde kocama götürdüm. O ise acımasızca üzerindeki şeker hamurunu sıyırıp keki hunharca mideye indirdi.

Kahvaltıların yeri hayatımda tartışılamaz kadar büyük. İyi bir kahvaltı için cinayet bile işlerim desem de inanmayın, o kadar da değil. Şimdi faili meçhul bütün cinayetler üzerime yıkılmasın. Sabah oda arkadaşım Frençosumla kısa bir fotoğraf yürüyüşünün ardından hayatımın en güzel kahvaltılarından birine imza attım. Şimdi kendini çemene boğan Zodyaklı'dan mı, herkesten sakladığım utanılacak zevklerimi seven Miray'dan mı (örneğin iglo dondurulmuş bamya seviyor oluşumu çok makul karşıladı) yoksa akşam dans pistinde klip çeken Pucca'dan mı bahsetsem bilemiyorum. Ama kahvaltıda yediğim eritme peynirinin ve kızarmış ekmeğinin kokusunu hala burnumda hissediyorum.

Akşam evime döndüm. Sevgilim maç izlemeye gitmiş, evde yoktu. Harika bir hafta sonu geçirmeme rağmen yine de evde olmak güzeldi. Bu arada eğer sizinde hayalinizde bir ayakkabı varsa, Ayakkabı Atolyesi size yardımcı olabilir.

Ayakkabılı ve kahvaltılı günler kızlar...

4 yorum:

Sed dedi ki...

Ay ne güzel bir hafta sonuymuş TB !
Bayılırım kız kıza geçirilen haftasonlarına.
Bol dedikodulu olur pek güzeldir. :)

T.B dedi ki...

canım cidden kız kıza yapılan şeyler bir başka :)))

Gizlibahcem dedi ki...

cok özendim suan size:) ne kadar da eglenmissiniz:) daha guzellerini tekrarlamanız dileğiyle tugce demeden gecemiycem uslubun inanılmaz ötesi tatlı! :)
buarada bloguma beklerim
http://obenimgizlibahcem.blogspot.com/

T.B dedi ki...

Ceren ne tatlısın çok sağol. Bloğun derhal ziyaret edilecektir :)