30 Mayıs 2012 Çarşamba

İçten gelen bir yazı..

Hani bir şeyi çok istersen olur derler ya. Benimde çok istediğim ve çok uzun zaman istediğim bir şey gerçek oldu. Şuan sahip olduğum küçük ve basit hayatım çok uzun zamandır beklediğim ve hayalini kurduğum bir şeydi. 


Onu gördüğüm ilk andan itibaren hayatımın bir daha eskisi gibi olmayacağını biliyordum. Ya sürekli onu düşünerek aptal bir aşık olarak hayatıma devam edecektim, yada yanımda olması için savaş verecektim. Belki de bir süre sonra bu duygular geçecekti, onu da bilemezdim, ama geçmedi. Bende gururu ve onun yandaşlarını bir süreliğine rafa kaldırıp savaşa katıldım ve göğsümdeki kalp şeklinde madalyonumla savaştan zaferle evime döndüm. 


Ben ve O. O ve ben. Birbirimize çok aşık, ama birbirimizden de tamamen farklıyız. 30 katlı bir binadaki 78 metrekarelik küçücük evimizde her gün yeni ritüellerle yeni bir parti yapıyoruz. Çarşamba günleri tortelini yerken dizi izliyor, cuma günleri martini içiyoruz. Cumartesi günleri sevgilim şehir fırsatlarından satın aldığı farklı mekanlardaki yemekler için bense blogger partileri için birbirimizi ikna etmeye çalışıyoruz. Fazla alışveriş yapmama kızıyor ama en güzeli aldığım şeyi eve sokarken çantama gizlemek zorunda kalmıyorum. O sebze yemeklerinden nefret ediyor, bense sebzeye bayılıyorum. Pazar günleri evimizde dvd izliyor yada arkadaşlarımızı çağırıp yemek yapıyoruz. Çok büyük, çok lüks yada çok abartılı bir hayalim yok. Sahip olduğum huzur bütün ihtiyacımı karşılıyor. En güzeli şey de her şeyi birlikte yapmak. Çok saçma ama beraber çamaşır asmak bile bana keyifli geliyor. Birlikte evi temizleyip, sonrada mısır patlatıp korku filmi izliyoruz. Bazen kuzenlerim yada eski ev arkadaşım bize kahvaltıya geldiği zaman ev müzikale dönüşüyor. Katı kurallarımız yok, kendi kurallarımızı kendimiz belirliyoruz. En son kahvaltıda kuzenlerimden biri çay koymak için mutfağa gitmiş, Zeki Müren kılığında salona geri dönüp şarkı söyleyerek hepimizi gülmekten çatlatmıştı.


Gezmeyi çok seviyoruz, öyle ki bizde para çok olsa sanırım hiç eve girmeyip sürekli o şehir senin bu köy benim gezermişiz. Bu resimde çok kültürel ve turistik bir yer olan İkea'yı ziyaretimiz öncesinde çekildi. Ben elimde diet kolam olduğu için çok mutluyum, Orky ise "gitti paralar" diye düşündüğünden biraz gergin. 


Arkadaşlarım benim evimde çok rahat etmeli. Açsa buzdolabını açıp kurcalamalı, üşümüşse gidip dolaptan battaniye almalı. Evimde onları ağırlamaya bayılıyorum. Herkesin ne sevdiğini biliyoruz ya, sevgilimle biri gelmeden önce onun sevdiği şeyleri alıp buzdolabına koyuyoruz. French gelecekse bira, Neylan gelecekse somon, Çiçek geliyorsa ince sigara, Mahperi geliyorsa meyve alıp hazırlıyoruz. Sevgilim, ailem ve dostlarımla hayatımın gelecek sezondaki yeni bölümlerini merak içinde bekliyorum.




10 yorum:

çitlembik dedi ki...

Ben geldigimde dolapta erik ve soda olsun olur mu ve ekose desenli battaniyeleri cok severim :)) hep boyle huzurlu ol tugcebektas.

Adsız dedi ki...

Supersiniz hayran kaldım :) hep böyle olun,olin ki biz de sizi görüp mutlu olalım böyle :))

kırık.ojeler dedi ki...

bende bunu istiyorum işte..ama artıkk sadece hayal olarak kaldığını düşünüyordum ki en azından birileri bunu yaşıyormuş. çok mu zor ki de benim hayalim gerçek olmuyor

Adsız dedi ki...

uzun süredir takip ediyorum ama benim için sizin ilişkiniz tam olarak muamma :) nasıl savaştın ne yaptın da kazandın çok merak ediyorum bizi de aydınlatsaan lütfeeen :)

pia_set dedi ki...

Huzur şart:) Allah bozmasın...

Gizlibahcem dedi ki...

Çoğu blogger özel yasamını anlattıgında nası desem hep bi gecicilik bi sahtelik bulurum,sen öyle değilsin tugce..
Az önce cok guzel bir film izleyip 'ben de gercek askı bulmalıyım' dedikten tam da sonra bu yazını okudum dusun halimi :) İmrendim sana,umarım bi gün ben de bulurum görür görmez hayatımı değistircek kisiyi,buarada nası savastın onu da anlatsan keske:) Ve son olarak hep mutlu ol,hep huzurlu ol,hic ayrılmayın always&forever :)

Adsız dedi ki...

Allah bozmasın seni okumayı seviyorum:))) Darısı benimde başıma hep sevgili gibi kalmak kasmamak en güzeli işte

ZAMANIN DIŞINDAN ... dedi ki...

Nasıl savaştığını neler yaptığını çok merak ettim gerçekten. Kalbinin sesini dinlemek çoğu zaman işe yarıyor sanırım sende de öyle oldu.Masal gibi bir aşk çok güzelsiniz maşallah Allah nazarlardan saklasın diyorum:)

T.B dedi ki...

Çit: battaniye denince bende akan sukar duruyor. Battaniyeye aşığım resmen, özellikle battaniye altında dvd izlemeye bayılyorum. Evde geçen pazar akşamlarımın ideal etkinliği..

adsiz: teşekkür ederim :)) heheee

kırık ojeler: Yahu ne güzel bir ad bulmuşsun kendine, bayıldım..

pia: Evet huzur şart gerçekten, o varsa gerisi tamamdır..

Gizlibahçem: Valla biraz şartlarımı zorladım, ilginç bir yazı olur onu da yazarsam. Okusan yok artık dersin..

Candanın mekanı: Canım ne güzel yazmışsın yaa, daha güzelleri senin olsun. Teşekkür ederim yorumunun için.

Gözdecim: Valla diyorum ya neler yapmışım ben bile kendime inananıyorum gurur filan yok, dur bakalım onu da yazıcam bir ara.. :)

Ezgi dedi ki...

Ne tatlı yazıyorsun sen böyle yaa bayılarak ve eğlenerek okuyorum gerçekten :) Çok şanslısın Tuğçe ve bir o kadar da tatlı bir blogger ;))