13 Temmuz 2012 Cuma

Bodrum'da Tekne Turu Günü...

Bodrum'dan döneli 3 hafta oldu ama Bodrum yazılarım hala bitmedi. Her gün başka başka yerler keşfettiğimiz için bir sürü yazacak şeyim oldu ve bende aralarından eleme yaptım, çünkü Bodrum yazdıkça gerçek hayata dönmem giderek zorlaşıyordu.

Herkesin tatil anlayışı farklıdır. Benim için en kötü tatil; bir tatil köyünde tıkılarak bir hafta boyunca aynı yerde pineklemek. Sabah erkenden uyanıp sezlong kaparsın, açık büfede somon füme bitmeden koştur koştur sıraya girersin, aynı disko, aynı plaj, aynı havuz. Hele ki herşey dahil bir tatile gitmişsen eve kutup ayısı olarak dönersin. Ama benim için tatil keşfetmek demek! Bol bol yüzmek, akşamları farklı yerlerde güzel yemekler yemek, kumsalda yürüyüş yapmak, denize karşı rakı içmek, fotoğraf çekmek, kumsalda uyuya kalmak, geceleri kendini martiniye teslim etmek, sınırsız midye dolma yemek ve tabiki tekne turuna çıkmak!

Tekne turu olmadan tatil olmaz bana göre. Bodrum'da da ten rengimiz omo beyazından dönünce, kendimizi Akyarlar Marina'ya attık ve Bal Mahmut'un teknesi ile ertesi gün tura çıkmak için ismimizi yazdırdık. Tekne turunda hem en güzel koylarda yüzer, hem de şahane bir şekilde bronzlaşırsınız. 

Büyük Akvaryum, dilek mağarası, camel beach, aşıklar koyu yada Zeki Müren koyu. Neden buraya Zeki Müren koyu dendiğini de pek anlamış değilim ama işin mantığına girmeden sadece yüzdüm. Tekne turunda yüzeceğiniz her koyda deniz çivi gibi soğuk, bende söylemesi. Ama soğuk diye girmemezlik yaparsanız da daha sonra pişmanlıktan Kaşağı romanındaki gibi kuş palazı olursunuz benden söylemesi. 

Camel Beach'te podyum gibi uzun bir iskele var ve tekneler buraya yanaşıyor. Kumsalı çok kalabalık, alışveriş yapılacak tek bir dükkan var, oradan da aradığım şapkayı bulup aldım. Bal Mahmut'un teknesinde hizmette sınır tanımıyorlar. Öğlen yemeğinde tavuk şnitzel, salata ve spagetti vardı. O spagetti de sos yok, hiç bir şey yok ama nasıl lezzetli size anlatamam. Spagettiden nefret eden Orky ilk kez teknede spagetti ile tanıştı. Yemekleri herkese dağıttıktan sonra doymayan ayılar için tabaklara ilave yapacak kadar da cömertler. O ayılardan birisi de bendim ve biraz daha spagetti alarak sonsuz maviliğin üstünde bu lezzete kendimi teslim ettim. 

Yemekten sonra başka bir koya geçildi ve orada da çay saati başladı. Bir lokma döktüler teknede, sıcak sıcak herkese servis yaptılar. Yanında da mis gibi demlenmiş çay. Lokmayı ısırıyorum kıtır kıtır olmuş, hamur değil. Orky ile ben cennete düşmüş gibi mutluyuz. Bol bol yiyip kendimizden geçiyoruz, sonra da buz gibi suya atlayıp kendimize geliyoruz. Ben kapalı yerlere girmekten pek hoşlanmam, hatta tavanı düşük otoparklarda bile o tavan üstüme yıkılacak hissine kapılırım ve hızlıca girer çıkarım. Bu yüzden de senelerdir Bodrum'daki tekne turunda Dilek Mağarası'nn yakınından bile geçmeden teknenin yakınlarında yüzerdim. Bu sene Orky'nin gaza getirmesiyle mağaraya kadar yüzüp ve mağaranın içine girdim! Şaka gibi ama kendi kendime ben bile inanamadım. İçi buz gibi serin mağaraya girip bitmek bilmeyen dileklerimi sıraladım.Aslında senelerdir bu salakça korku ile de neler kaçırmışım, kendime bir güven geldi ki sormayın. 

O güvenle nasıl havaya girdiysem Yasemin Dalkılıç gibi mağaradan yüzerek çıktım. Çıkarken dizim ciddi ciddi kayalığa girdi, pek çaktırmadım ama bacağı orda bırakıp tekneye dönecektim, o derece canım yandı.  

Şahane tekne turu için kişi başı 40 TL fiyat ödüyorsunuz. Bu fiyata öğle yemeği ve çay saati de dahil. Tekne turunda sahip olacağınız bronz ten ise ücretsiz!..

Hiç yorum yok: