Çok sevgili bloger arekadaşım Küfkedisi büyük bir incelikle yazısında aldığı mimi bana devretti. Bende yemedim içmedim, mimi devretmek için yazımı döşüyorum. Mimin konusu "Kendiniz Hakkında 7 şey"
1- Oldukça şanslı birisiyim, çevrem yakışıklı ve komik erkeklerle, güzel ve eğlenceli kadınlarla dolu. Dostlarım, yakın arkadaşlarım, sevgilim, kuzenlerim derken bazen kendimi bir sitkom'un içinde yaşıyormuş gibi hissediyorum.
2- Parfüm şişesi kolleksiyonum var. İçinde de farklı farklı kişilerden değişik değişik şişeler. Koku sanırım bendeki 5 duyudan en gelişmiş olanı. Bu yüzdendir ki, grip olduğum zaman beni hayata bağlayan can damarlarımdan biri kopmuş gibi hissediyorum. Sürekli aynı parfümü kullanamam, hayat tek koku ile geçmemeli bence, raflarda yüzlerce şahane koku var. Çok beğendiğim bir kokuyu bile üst üste sadece 2 kez almışımdır.
3- Ajda Pekkan' a bayılıyorum. Bizim ailede çevreye duyarlı gardolap ve kitaplık sistemi var. Zaman zaman giysi dolabından giymediğimiz şeyleri ayırıp kuzenler arasında beğenen varsa alması için dolaştırırız. Alınmayanları da ihtiyacı olan birisine veririz. Aynı şekilde kitaplarda bütün ailede elden ele dolaşır. Şimdi Ajdam dolabını ayırırsa bir gün, ben onun bütün eskilerine talibim mesela. Buradan kendisine duyurulur.
4- Yetenek konusunda iddalı değilim ama bazı konularda azar azar serpiştirildiği kanısındayım. Yemek yapmayı çok seviyorum. Örgü örebilirim ama en son ördüğüm atkım çalınınca örgü sanatına küstüm. Buz pateni kaymayı çok seviyorum, ara sıra düşüyorum ama olsun. Eskiden yoga yapıyordum. İlerledikçe hareketler zorlaşınca, bende zora gelemedim bıraktım. Takı da yaparım, ahşap da boyarım. Hiç bir zaman pistlerde fırtına gibi esemedim ama go kart'da çok sevdiğim bir olaydır. Arkadaşlarımla yarış yaptığımız zaman aralarında halkını selamlayan belediye başkanı gibi kalıyorum, hiç kimseye tur bindiremiyorum. İnşallah ileriki yarışlarda.
5- İlk görüşte aşka inanmıyorum. İlk görüşte aşık oldum diyenler bence hoşlanma aşamasındalar. Çünkü bir zamanlar bende öyleydim. İlk görüşte aşık oldum zannetmiştim, ama değilmişim. Karşındakini tanıdıkça, birlikte zaman geçirip ona bağlandıkça ve beraber bir çok şeyi paylaştıkça aşık olduğumu anladım. "uzun süren flörtlerde aşk bitiyor" cümlesine de çok sinir oluyorum. Biten aşk değil, heyecan bence. Tabiki ilk günlerdeki gibi kalbin deli gibi atmıyor ama sevgi unsuru heyecandan ağır basıyor.
6- Yazmadığım zamanlar bir yanım eksikmiş gibi hissediyorum. Çekmecelerim torunlarıma bırakacağım onlarca günlükle dolu. Sevgilime yazdığım mektuplar belki de beşyüzü bulmuştur. Klavyede yazmayı değil de, beyaz kağıda renkli pilot kalemle yazmayı daha çok seviyorum. Kağıda yazı yazmak ruhsal bir detoks gibi geliyor bana.
7- Yemek yemek dünyadaki en güzel 3 şeyden biri. Bunu bir dergide okudum. Hayattaki en güzel 3 şey yemek yemek, sevişmek ve tuvalete gitmekmiş. Yemek benim için yaşamsal bir gereksinimden daha ötede. Değişik şeyler tatmayı çok seviyorum. Lezzetli bir yemeği yavaş yavaş çiğnerken bütün dertlerimi unutuyorum. Bir şefin özenerek yapmış olduğu yemeye sanat eseri gibi bakıyorum. Zaman zaman kendime farklı restoranlar seçip her ay maaş günün ertesinde soluğu orda alıyorum. O kadar çabuk sarhoş oluyorum ki, güzel yemeklerin yanında sadece 1 kadeh şarap içebiliyorum. Bunların yanında Ortaköy'de taşa oturup kumpir yemeyi, Beşiktaş'ta balık ekmek, Yeşilköy'de de kokoreç ekmek yemeyi çok seviyorum. Kuzenler buluşmasında yada kızlar gecesinde şarap peynir formatı yapmaya bayılıyorum. En sevdiğim yemek enginar ve somon.
Bende devraldığım olimpiyat meşalesini bakalım kimlere gönderiyorum. Lucy Van Pelt, Çitlembik, Leah ve Mavi Şapkalı. Mimlisiniz siz canım.
8 Şubat 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

4 yorum:
Tuğçeeee ben nerdeyse hiç koku alamıyorum, ancak burnumun dibine dayamam lazım, ne acı :(
bende seni mimledimki :D
küfkedisi aslında o kadar da acı bir durum değil. Ne de olsa toplu taşıma kullanan insanlarız. Hatta sen bazen benden daha bile sanslı sayilirsin, anladin sen onu :)
merhaba, eski yazılarını günlerdir hiç bıkmadan okuyorum. o kadar akıcı yazıyorsun ki sıkılmadan okuyabiliyorum ve yazdığın şeyler herkesin başına gelen günlük olaylaar olmasına rağmen çok ilgi çekici. bu işi gerçekten çok iyi başarıyosun. kitabınızı henüz alamadım. birkaç yere baktım, yoktu ama kesinlikle bulup okuyacağım. yazılarını okuduktan sonra kitaptan da zevk alacağıma eminim. bunları bilmeni istedim sadece.
Yorum Gönder