26 Nisan 2011 Salı

BELALI BALDIZ!..

Sevgilimin başı kardeşimle fena halde dertte. Hafta sonu kuzenimin düğünü sebebiyle İstanbul'a inen Ada, bir kez daha belalı baldız olduğunu herkese ispatladı.

Cuma geceki kına gecesine sadece kızlar davetli olduğu için Ada'dan köşe bucak kaçan sevgilim kendini oldukça şanslı hissetti. Usta bir hamleyle cumartesi günkü mesaisini uzatarak belalı baldızdan kaçmayı başardı. Ama onun adı Ada'ydı, kafaya koydu mu her şeyi yapardı..

Düğün günü kıskançlığından gelinin neredeyse aynısı bir elbiseyi kendine diktiren Ada, sabahtan itibaren tüm ilginin gelinde olmasını hiç hazmedemedi. Önce kuaförde gelinin topuzundan istedi, sonra beğenmeyip maşa yaptırdı. Saatlerce ortadan kaybolan geline ait bir adet şeftali rengi de ruj da, Ada'nın elindeki bebek pembesi clutch'dan çıktı.

Düğün yemeğinde sevgilimle aynı masaya konulmadığını gören belalı baldız, küçük bir çıngar çıkardı. Attığı tiz çığlıklarla kulakların pasını sildi :) Derken salona hayatının erkeği Sarp'ın girdiğini görünce bütün gece onun peşinden koştu. Damat adayımız bu kez de belalı baldızdan paçayı kurtarmayı başarmıştı.

Belalı Baldız Ada, İstanbul'daki son gününde sevgilimin yakasına yapışmaya niyetliydi. Yoğun ısrarlar ve yer yer de ısırıklar sonucu kendini zorla hamburgeciye ve 3 boyutlu film izlemeye davet ettirdi. Başkaları gelmesin diye de hayatının erkeği Sarp'a "çorap almaya gidiyoruz" yalanını uydurdu. Çevresi tarafından aşırı yeşilaycı tutumuyla bilinen Ada, sevgilimin karşısında sigara içmesiyle masasından fırlayıp onun yanağını ısırdı. Sonra da tüm engellemelere rağmen çantasındaki kadın parfümünün tamamını ona sıkmayı başardı. Tabağında arta kalan fıstıklı pastayı bize yedirmek istedi, yemezsek de masanın ortasına kusmakla tehdit etti.

Sevgilim güçlü bir savaşcıydı, ama belalı baldız da sıkı bir rakipti ve henüz son kozunu oynamamıştı. Biraz duygusal, biraz da psikolojik baskı uygulayarak bizi istediği her yere götürttü ve sevgilimin kredi kartıyla kendine çeşitli hediyeler aldırdı. Gecenin ilerleyen saatlerinde taksiyle kendisini evine bıraktıran Ada, veda busesi olarak sevgilime son bir ısırakta bulunmayı da ihmal etmedi.

Şu an itibariyle İstanbul il sınırını terk eden Ada, bir kez daha belalı baldız adını bileğinin hakkıyla kazanmış olduğunu ispatladı. Ada benim kardeşim, kendisi 5 yaşında ve gerçekten her erkeğinin kabuslarındaki baldız portesi!..

10 yorum:

Nunuş dedi ki...

ahahah belalı baldız olmasından yiring çok tatlıymış bence kendisi :)

lazanya dedi ki...

bütün yazı boyunca, yaşını merak etmiştim :)

bende küçükken ablamamın sevgililerine aşık olur, onların vesikalık fotoğraflarını çalardım :)) Ada'yı anlayabiliyorum :)

küfkedisi dedi ki...

ooyy orki canım yaaaa kıyamam :)))

Bir İnce Ses dedi ki...

Yaşına göre gerçekten de süper bi enerjisi var.. Umarım enerjisini büyüyene kadar biraz kaybeder.Bu şekilde 18 yaşında bi kız hayal etmek istemiyorum :)

AltınDişliHayriye dedi ki...

allah yardım etsin .stop.

T.B dedi ki...

hayriş: amin bebeyimm :)) stop!

bir ince ses: Valla bu şekilde 18 yaşını ben düşünmek bile istemiyorum!

Küfkedisi: Ayy orki'ye allahtan sabır diliyoruz canım, işi zor valla

lazanya: Canım sende de belalı baldız potansiyeli görüyorum :))

Nunuş: Ayy sorma yaa o tatlığı ile bütün yaptıklarını unutturuyo :)

lazanya dedi ki...

büyüdüm de duruldum :D

Mia Wallace dedi ki...

T.B'cim ben de yaşını merak etmiştim gözmde çok tatlı bir cadı oldu adacık :) ayrıca mimlendin :)

francesca mckennitt dedi ki...

Bu kızı durdurmanız biraz zor:))

Ezgi dedi ki...

ahaha çok güldüm:D